|
MUSTAFA KEMAL “ATATÜRK” DİYOR Kİ:
“Bu sırada Conkbayırı’nın güneyindeki 261
rakımlı tepeden Conkbayırı’na doğru 27. Alaydan
sahilin gözetlenmesi ve kollanması göreviyle
oralarda bulunan bir müfrezenin erlerinin
Conkbayırı’na doğru kaçmakta olduklarını gördüm.
Bizzat bu erlerin önüne çıkarak “Niçin
kaçıyorsunuz?” dedim. “Efendim düşman!” dediler.
“Nerede?” dedim. “İşte!” diye 261 rakımlı tepeyi
gösterdiler. Hakikaten düşmanın bir avcı hattı
261 rakımlı tepeye yaklaşmış ve tam bir
serbestlikle ileri doğru yürüyordu. O zaman bu
kaçan erlere bağırarak “Düşmandan kaçılmaz”
dedim. “Cephanemiz kalmadı” dediler. “Cephaneniz
yoksa süngünüz var” dedim. Ve bağırarak süngü
taktırdım ve yere yatırdım. Aynı zamanda
Conkbayırı’na doğru gelmekte olan piyade alayı
ile dağ bataryasının yetişebilen erlerinin marş
marş ileri benim bulunduğum yere gelmeleri için
yanımdaki subayları geriye saldım. Kolun başında
bulunan bir bölük yetişti. Cephanesiz erleri
takviye ederek düşmana ateş açmalarını
emrettim.” (*)
Değişen nedir?
Şartlar mı, yoksa anlayış mı?.. (M.H.)
(*) Atatürk’ün Bütün Eserleri, Kaynak
Yayınları, Cilt: 1 (1903-1915) Sayfa : 292
Abonelik için tıklayınız.
- Geri - |