Temmuz 2003  Sayı: 59 "Ülkenin             bütünlüğü ve ulusun bağımzızlığı kaygı vericidir... Ulusun bağımsızlığı             yine ulusun çaba ve kararlılığı ile kurtarılacaktır."  | Anasayfa |
      Gündem
      Okuyucu Köşesi
      Duyurular
      Tarihçe
      Yazarlar
      Arşiv
      Resim Galerisi
      MP3 Bölümü
      Görüş ve Öneriler
      Abonelik
      Künye
      Bağlantılar
      Vakıf
      Ulaşım

 

   TEMMUZ 2003  

TÜRKİYE ŞAMAR OĞLANI MIDIR?

TANJU ERDEM
Amiral (E)

Kuzey Irak’ta subay ve astsubay 11 seçkin muharip askerimizin bir ABD müfrezesince kafalarına çuval giydirilerek derdest edilmesi, bulundukları mahallin aranıp talan edilmesi Türk kamuoyunda yoğun bir tepkiye neden oldu. Dostluğa, diplomatik teamüllere aykırı bu davranışın nedenleri henüz somut kanıtlarıyla bilinmiyor. Gerekçesi ne olursa olsun bu olay şu stratejik sonuçları sağlamaya yönelmiştir.

• Kendine büyük güven duyulan TSK ve Türk Askeri Lider1iği’ni içerde ve dışarıda degrade etmeye gayret gösteren, süregelen psikolojik savaşa katkı sağlanması,

• Irak ve Kuzey Irak benden sorulur. Buraların egemeni benim, bu egemenliği kısmen dahi olsa seninle paylaşmam mesajının verilmesi (Kuzey Irak’tan da çekilin anlamına),

• TBMM’ce tezkerenin reddiyle ortaya çıkan duruma ABD liderliğinin gösterdiği tepkinin somuta dönüştürülmesi,

• Tezkere olayı sonrası sinmiş gözüken ve ortadaki gerçeklere karşın ABD dostluğu ve hala stratejik ortaklığı arayan ve Dışişleri müsteşarı aracılığıyla bundan böyle ABD’nin Irak’ın imarı ve yönetim düzeni için (asker göndermek dahil) her türlü desteği vermeye hazırız diyen Türk yönetiminin tam tabi hale getirilerek bundan böyle isteklerinin sorgulanmadan kabulünün sağlanması ve Kuzey Irak’taki TSK  faaliyetlerinin ABD gözetimi altına alınması.

Bunu yapanlar ve yukarıdaki sonuçları almayı düşünenler, Türkün milli karakterini, bağımsızlık ve haysiyet duygularını hiç düşünmüyorlar. Doğaldır ki her ülkede şu ya da bu nedenle ülkenin ulusal çıkarlarını, onurunu bir tarafa bırakıp emperyal güçlerle işbir1iği yapan, emperyal güç muhipleri, hayranları vardır. ABD yönetimleri nedense ülkelerinde etkili, egemen, oligarşik bir azınlığı muhatap kabul ederek uzun erimde bu ülkelerin halklarının dostluk duygularının düşmanlıklara, nefrete dönüşmesine sebep olmuşlardır. Nitekim Türkiye son 57 yılda özellikle soğuk savaş döneminde büyük riskler alarak, ekonomide kalkınmasını yavaşlatarak BATI’nın ve özellikle ABD’nin (NATO’nun) Güneydôğu kanadında ileri karakol görevini özveriyle yapmıştır. Buna karşın Kıbrıs olayında silah ambargosuna uğramış, 1991 Irak olayında bölgeye yönelik ekonomik çıkarlarını yitirmiş, Kuzey Irak’ta ABD’nin Güneydoğumuzdaki ayrılıkçı faaliyetlere destek verme anlamına gelen etkinlikleriyle ihanete uğradığını bile bile ABD ile genelde tek taraflı işleyen bir stratejik ortaklık kavramı peşine düşmüş, ABD isteklerini kabule amade bir hale getirilmiştir.

Şimdi bu olay vahim bir olaydır. ABD buna taktik alanda (yerel) gerekçeler bulacaktır. Bunlar hiç önemli değildir. Olay stratejik boyutuyla büyüktür. Karşılıksız kalmaması gerekir. Türkiye tepki boyutunu akılcı bir tarzda göstermelidir. Bu tepkiler bugünkü imkan ve kabiliyetlerin öngörüsünde şunlar olabilir.

• Türkiye bu olay için ABD’den özür dilemesini istemeli, NATO Konseyi’nde ABD’yi protesto etmelidir.

• TSK, Kuzey Irak’ta varlığını daha da etkin, güçlü ve aktif olarak sürdürmeye devam etmelidir.

• ABD’nin yakıp yıktığı, binlerce insanı öldürdüğü Irak’ta yaşanan anarşiyi disipline etmek üzere gönderilmesi vaat edildiği (medyada) ifade edilen, Polanya komutası altına gireceği bildirilen bir tugaylık askeri güç kesinlikle gönderilmemelidir. (Irak’ı biz mi darmadağın ettik de düzeltme sorumluluğunu duyalım, bırakın ABD kendi yarattığı enkazı kendi kaldırsın.)

• Dışişleri Bakanı ABD seyahatini iptal etmelidir. Fırsatlar kollanıp uygun bir karşılık verilmelidir. Özür dilenmezse; (ki dilenmeyeceği anlaşılıyor.)

• İnsani yardım maksadıyla liman, hava üssü, hudut kapılarından sağlanan kolaylıklarla ilgili Bakanlar Kurulu Kararı iptal edilmelidir.

• İncirlik üssünden Irak’a yönelik ABD faaliyetleri durdurulmalıdır.

Bu asker esir alma olayı yaşadığımız tek düşmanca hareket değildir. ABD Kongresi Ermeni soykırım yasa tasarısını kabule hazırlanıyor. AB Türkiyenin Anayasal Kuruluşlarının faaliyetlerine ilişkin taleplerde bulunuyor, BM Genel Sekreteri adı kullanılarak hazırlanan ABD-AB Kıbrıs planı Kıbrıs Türkünü Türkiye garantisinden mahrum bir azınlık haline getiriyor. Kıbrısın en verimli toprakları ve su kaynakları KKTC: elinden alınarak Rum parça devletine verildiği gibi. Kıbrıs Türk parça devleti içine %30 Rum nüfus sokarak otonom Türk Bölgesi bağımsız konumunu kaybediyor. Türkiye teslimiyetçi olursa orta erimde Kıbrısta ENOSIS’i görebiliriz. Türkiye, Iran, Suriye gibi komşularımızla iyi ilişkiler kurulmasını istiyor, ABD buna karşı çıkıyor, baskı uyguluyor ve bizi hareketsiz bırakıyor. AB’de Kemalizm haksızca eleştiriye uğruyor. Laik Türkiyede dinlere, inançlara özgürlük tanınmadığı ifade ediliyor.

Görüyoruz ki ABD ve BATI olur olmaz Türkiye’nin çok işine burunlarını sokuyorlar. Aramızda medyaya hakim etkili bir azınlık da bu durumları kışkırtıyor. Onlardan yana tavır alıyorlar. Ama Türkiye bir ulusal kurtuluş savaşı sonrası kurulmuş bağımsız, özgür, ulusal demokratik, laik sosyal bir hukuk devletidir. Türkiye onurlu insanların, yurtsever, ulusal duyguları coşkun, eşitliğe meftun bir ulusun vatanıdır. Türkiye-Batı Emperyalizminin şamar oğlanı değildir. Biz bu nitelikleri savaşarak, kanımızı akıtarak, diplomasi alanındaki Lozan abidesini inşa ederek kazanmışızdır. Bu itibarla gereken resmi tepki bu kez, hemen şimdi gösterilmeli ve ulusun çıkarlarını, haysiyetini ve güvenliğini savunan bağımsız politikalara, stratejilere dönüşüme hemen geçilmelidir.

Bunlar yapılmazsa korkarım ki Türkiye üzerindeki oyunlar, baskılar, aşağılayıcı talepler giderek artacak sonuçta ABD ve AB’nin eşitliğe dayalı stratejik müttefiki değil, bağımsızlığını, haysiyetini yitirmiş ulusal varlığı ve bilinci esir alınmış bir uydusu durumuna düşürüleceğiz. Türkiye gibi öncü bir ülke için acı bir süreç. Kendimize gelelim


Abonelik için tıklayınız.

- Geri -

 
 | Gündem / Haber | Tarihçe | Yazarlar | Arşiv | Resim Galerisi | MP3 Bölümü |
 | Görüş ve Öneriler
| Abonelik | Künye | Bağlantılar |Vakıf | Ulaşım |