Temmuz 2002   Sayı: 47 "Ülkenin bütünlüğü ve ulusun bağımzızlığı kaygı vericidir... Ulusun bağımsızlığı yine ulusun çaba ve kararlılığı ile kurtarılacaktır."  | Anasayfa |
      Gündem
      Haber
      Duyurular
      Tarihçe
      Yazarlar
      Arşiv
      Resim Galerisi
      MP3 Bölümü
      Görüş ve Öneriler
      Abonelik
      Künye
      Bağlantılar
      Vakıf
      Ulaşım

 

   TEMMUZ 2002  

HUKUKSUZ EKONOMİ
Dr. ALİ NEJAT ÖLÇEN


"Türkiye'nin sorunlarının hemen tümü, ekonomi ile hukuk arasındaki bağın kurulamamış olmasından kaynaklanmaktadır. Aslında bir ekonomik karan uygulamaya koyacak olan, ekonominin kendisi değil, dayandığı hukuksal yapı, yani, hukukun kendisidir. Hukuksal dayanağı ve dolayısıyla yaptırımı olmayan bir ekonominin gerçekçiliğinden kolaylıkla söz edilemez. O nedenledir ki bundan 72 yıl önce, Kemalist ekonominin temel ilkelerinden biri ve en önemlisi, "1930 İktisadi Program"da hukuk ile ekonomi arasında bağın gözetilmiş olmasıydı. Ve o sayede 1933 ve 1936 birinci ve ikinci sanayi planlarının uygulanmasında hiçbir güçlükle karşılaşılmadı. Eğer, İkinci Dünya Savaşında Türkiye, ekonomisini korumayı başarabilmişse, bu, Mustafa Kemal Atatürk'ün birinci ve ikinci sanayi planlarında gerçekleştirdiği Kamu İktisadi Kuruluşlarıdır ve hir biri sağlıklı hukuksal yapıya kavuşturulmuştu. O yıl Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası da kurularak, genç Cumhuriyetimiz, kendi parasının kendisinin basmasına ilişkin egemenliğine kavuşturulmuş oldu. Osmanlı Devleti'nin maliyesi, ağır dış borç yükü altında Düyunu Umumiyenin (Borçlar Yönetiminin) denetimi altına girmiş, bir zamanların görkemli devleti, sömürgeleşerek, kendi parasını basmaktan yoksun düşmüştü.

Bu koşullar altında, ulusal egemenlik kavramının işlerlik kazanabilmesi için önemli bir koşulun gerçekleşmesi gerekiyordu: Ekonominin hukukunu yapılandırmak. Kemalizmin Ekonomisi kitabında, önemi nedeniyle 1930 İktisadi Programın 69'ncu maddesinde, ekonomi ile hukuk arasındaki bağın nasıl olması gerektiğine değinmiştik. O madde, bu bağı §öyle açıklamaktaydı.

Adalet, devletin bütün hayat ve faaliyet şubelerinde olduğu kadar ve bilhassa, iktisadi hayat ve faaliyetin de temelidir. En iyi kanunlar ve adil hakimler, İktisadi teşebbüs ve inkişafın (gelişmenin) başlıca muhafızı (korucusu) ve müşevviki (özendiricisi) dir..."

Abonelik için tıklayınız.

- Geri -

 
 | Gündem / Haber | Tarihçe | Yazarlar | Arşiv | Resim Galerisi | MP3 Bölümü |
 | Görüş ve Öneriler
| Abonelik | Künye | Bağlantılar |Vakıf | Ulaşım |