|
HUKUKSUZ
EKONOMİ
Dr. ALİ NEJAT ÖLÇEN
"Türkiye'nin sorunlarının hemen tümü, ekonomi
ile hukuk arasındaki bağın kurulamamış olmasından
kaynaklanmaktadır. Aslında bir ekonomik karan
uygulamaya koyacak olan, ekonominin kendisi
değil, dayandığı hukuksal yapı, yani, hukukun
kendisidir. Hukuksal dayanağı ve dolayısıyla
yaptırımı olmayan bir ekonominin gerçekçiliğinden
kolaylıkla söz edilemez. O nedenledir ki bundan
72 yıl önce, Kemalist ekonominin temel ilkelerinden
biri ve en önemlisi, "1930 İktisadi Program"da
hukuk ile ekonomi arasında bağın gözetilmiş
olmasıydı. Ve o sayede 1933 ve 1936 birinci
ve ikinci sanayi planlarının uygulanmasında
hiçbir güçlükle karşılaşılmadı. Eğer, İkinci
Dünya Savaşında Türkiye, ekonomisini korumayı
başarabilmişse, bu, Mustafa Kemal Atatürk'ün
birinci ve ikinci sanayi planlarında gerçekleştirdiği
Kamu İktisadi Kuruluşlarıdır ve hir biri
sağlıklı hukuksal yapıya kavuşturulmuştu. O
yıl Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası da kurularak,
genç Cumhuriyetimiz, kendi parasının kendisinin
basmasına ilişkin egemenliğine kavuşturulmuş
oldu. Osmanlı Devleti'nin maliyesi, ağır dış
borç yükü altında Düyunu Umumiyenin (Borçlar
Yönetiminin) denetimi altına girmiş, bir zamanların
görkemli devleti, sömürgeleşerek, kendi parasını
basmaktan yoksun düşmüştü.
Bu koşullar altında, ulusal egemenlik kavramının
işlerlik kazanabilmesi için önemli bir koşulun
gerçekleşmesi gerekiyordu: Ekonominin hukukunu
yapılandırmak. Kemalizmin Ekonomisi kitabında,
önemi nedeniyle 1930 İktisadi Programın 69'ncu
maddesinde, ekonomi ile hukuk arasındaki bağın
nasıl olması gerektiğine değinmiştik. O madde,
bu bağı §öyle açıklamaktaydı.
Adalet, devletin bütün hayat ve faaliyet şubelerinde
olduğu kadar ve bilhassa, iktisadi hayat ve
faaliyetin de temelidir. En iyi kanunlar ve
adil hakimler, İktisadi teşebbüs ve inkişafın
(gelişmenin) başlıca muhafızı (korucusu) ve
müşevviki (özendiricisi) dir..."
Abonelik
için tıklayınız.
-
Geri -
|