Temmuz 2002   Sayı: 47 "Ülkenin bütünlüğü ve ulusun bağımzızlığı kaygı vericidir... Ulusun bağımsızlığı yine ulusun çaba ve kararlılığı ile kurtarılacaktır."  | Anasayfa |
      Gündem
      Haber
      Duyurular
      Tarihçe
      Yazarlar
      Arşiv
      Resim Galerisi
      MP3 Bölümü
      Görüş ve Öneriler
      Abonelik
      Künye
      Bağlantılar
      Vakıf
      Ulaşım

 

   TEMMUZ 2002  

ÇÖZELİM AMA NASIL?
Prof. Dr. EROL MANİSALI


"Kıbrıs'ı çözmeden AB'ye giremeyiz", bunu bazı işadamlarımız TV kanallarında, gazete yazılarında söylüyorlar, yazıyorlar. Peki nasıl çözeceğiz? Bunun yanıtını vermiyorlar, sadce çözün diyorlar.
Acaba şunları mı kastediyorlar?

  1. AB'nin istediğini yapın, "Federasyon kurulsun ve bu federasyon 3-5 yıl içinde AB'ye girsin" mi diyorlar? Eğer "çözün" diyen içerdeki bu çevreler bunu kastediyorlarsa böyle bir çözümün şu sonuçları doğuracağını bilmiyorlar mı;

    1. KKTC, federasyon içinde ayrı bir egemenlik hakkı olmadığı için sadece bir topluluk (cemaat) konumunda kalacaktır.
    2. Kıbrıs Cumhuriyeti AB içine girdikten sonra AB kurumları, Kıbrıs Cumhuriyetini "ev içi" meseleleri olarak göreceklerdir. Ada ile Türkiye'nin her türlü ilişkisi kopacaktır. Londra ve Zürih antlaşmaları ortadan kalkmış olacaktır. Türkiye'den Kıbrıs'a gitmek isteyenler Yunanistan'a, Girit'e gider gibi "vize" almak zorunda kalacaklardır.

      Kıbrıs Türklerinin Batı Trakya'daki Türklerden hiçbir farkları kalmayacaktır. Türkiye'nin dışında olduğu AB'ye, Kıbrıs'ın bir federasyon olarak girmesi "dolaylı Enosis" ten başka bir şey değildir.

  2. Atina'nın ve Rumların istediklerini, Türkiye'nin yerine mi getirmesini istiyorlar? Atina ve Rumlar, Türkler bir azınlıktır tezini savunuyorlar. Güneydeki mevcut Rum Cumhuriyeti'nin (Kıbrıs Cumhuriyeti) şemsiyesi altında Türkleri, bazı özel hakları olan bir topluluk (azınlık) olarak görmek istiyorlar.
Kıbrıs'ı "çözün" diyen bazı işadamları ve onların güdümündeki bazı "yazarlar" yoksa böyle bir çözümü mü istiyorlar?

- Gerek AB'nin gerekse Atina'nın (ve Rumların) istedikleri çözümler sonuçta, Kıbns adasının Türkiye'den koparılmasına ve Yunanistan ile AB şemsiyesi altında bütünleşmesine yol açan sonuçlardır. Türkiye'de "çözün" diyen bazı çevrelerin ben bunu kastettiklerine inanmak istemiyorum. Çünkü böyle bir şey " ihanet" ten başka bir anlam taşımaz.
.."

Abonelik için tıklayınız.

- Geri -

 
 | Gündem / Haber | Tarihçe | Yazarlar | Arşiv | Resim Galerisi | MP3 Bölümü |
 | Görüş ve Öneriler
| Abonelik | Künye | Bağlantılar |Vakıf | Ulaşım |