|
ÇÖZELİM
AMA NASIL?
Prof. Dr. EROL MANİSALI
"Kıbrıs'ı çözmeden AB'ye giremeyiz",
bunu bazı işadamlarımız TV kanallarında, gazete
yazılarında söylüyorlar, yazıyorlar. Peki nasıl
çözeceğiz? Bunun yanıtını vermiyorlar, sadce
çözün diyorlar.
Acaba şunları mı kastediyorlar?
- AB'nin istediğini
yapın, "Federasyon kurulsun ve bu federasyon
3-5 yıl içinde AB'ye girsin" mi diyorlar?
Eğer "çözün" diyen içerdeki bu çevreler
bunu kastediyorlarsa böyle bir çözümün şu
sonuçları doğuracağını bilmiyorlar mı;
- KKTC,
federasyon içinde ayrı bir egemenlik hakkı
olmadığı için sadece bir topluluk (cemaat)
konumunda kalacaktır.
- Kıbrıs
Cumhuriyeti AB içine girdikten sonra AB
kurumları, Kıbrıs Cumhuriyetini "ev
içi" meseleleri olarak göreceklerdir.
Ada ile Türkiye'nin her türlü ilişkisi
kopacaktır. Londra ve Zürih antlaşmaları
ortadan kalkmış olacaktır. Türkiye'den
Kıbrıs'a gitmek isteyenler Yunanistan'a,
Girit'e gider gibi "vize" almak
zorunda kalacaklardır.
Kıbrıs Türklerinin Batı Trakya'daki Türklerden
hiçbir farkları kalmayacaktır. Türkiye'nin
dışında olduğu AB'ye, Kıbrıs'ın bir federasyon
olarak girmesi "dolaylı Enosis"
ten başka bir şey değildir.
- Atina'nın
ve Rumların istediklerini, Türkiye'nin yerine
mi getirmesini istiyorlar? Atina ve Rumlar,
Türkler bir azınlıktır tezini savunuyorlar.
Güneydeki mevcut Rum Cumhuriyeti'nin (Kıbrıs
Cumhuriyeti) şemsiyesi altında Türkleri, bazı
özel hakları olan bir topluluk (azınlık) olarak
görmek istiyorlar.
Kıbrıs'ı "çözün"
diyen bazı işadamları ve onların güdümündeki bazı
"yazarlar" yoksa böyle bir çözümü mü
istiyorlar?
- Gerek AB'nin gerekse Atina'nın (ve Rumların)
istedikleri çözümler sonuçta, Kıbns adasının Türkiye'den
koparılmasına ve Yunanistan ile AB şemsiyesi altında
bütünleşmesine yol açan sonuçlardır. Türkiye'de
"çözün" diyen bazı çevrelerin ben bunu
kastettiklerine inanmak istemiyorum. Çünkü böyle
bir şey " ihanet" ten başka bir anlam
taşımaz..."
Abonelik
için tıklayınız.
-
Geri -
|