Ocak 2004  Sayı: 65 "Ülkenin             bütünlüğü ve ulusun bağımzızlığı kaygı vericidir... Ulusun bağımsızlığı             yine ulusun çaba ve kararlılığı ile kurtarılacaktır."  | Anasayfa |
      Gündem
      Okuyucu Köşesi
      Duyurular
      Tarihçe
      Yazarlar
      Arşiv
      Resim Galerisi
      MP3 Bölümü
      Görüş ve Öneriler
      Abonelik
      Künye
      Bağlantılar
      Vakıf
      Ulaşım

 

   OCAK 2004  
MÜDAFAA-İ HUKUK DİYOR Kİ:
BUGÜN O GÜNDÜR!..

Mustafa Kemal Atatürk Büyük Nutkunda “Politika âleminde, birçok oyunlar görülür, fakat mukaddes bir ülkünün tecellisi olan Cumhuriyet yönetimine karşı, çağdaşlaşmaya karşı, bilgisizlik, bağnazlık ve türlü düşmanlık ayağa kalktığı zaman; özellikle ilerici ve cumhuriyetçi olanların yeri, gerçek ilerici ve cumhuriyetçi olanların yanıdır; yoksa gericilerin umut ve çalışma kaynağı yer değil…” demektedir.

İşte bugün, o günlerden biridir.

Çünkü Cumhuriyet’e ve onun kurucusuna karşı her türlü küstahça saldırılar, açıkça ve birbiri ardına pervasızca yapılabilmektedir.

Bugün devlet yönetimi idari kademesinin en üstünde “İslama yönelik olarak modern devletin bizlere bir takım dayatmaları olmuştur. Şeriata karşı olmak, ama Müslüman kalmak bunun en önemli boyutlarından bir tanesidir…” ifadesiyle şeriat özlemini açıkça dile getiren bir Başbakanlık Müsteşarı oturabilmektedir.

Bugün Cumhuriyet Hükümetinin Milli Eğitim Bakanı “Cumhuriyetin başında Bediüzzaman, resmi makamlarca dinlenseydi bugün ülkenin durumu şüphe yok ki böyle olmazdı”  diyebilmektedir.

Dokunulmazlıkları Araştırma Komisyonu Başkanı’da olan bir milletvekilinin, Milletimizin kurtarıcısı ve devletimizin kurucusu olan Atatürk gibi eşsiz bir önderin, ayrıca TBMM tarafından verilmiş Mareşal ünvanlı görüntüsünden bile rahatsız olan  “Meclis’teki Mareşal üniformalı Atatürk resminin değiştirilmesi gerekir (…)Kışlada gibiyim.” türünden akıl almaz sözlerini başta asker “teessürle…” karşıladığını açıklamış, toplumun değişik kesimlerince de bu sapık zihniyet açıkça kınanmıştır.

Bunlar Cumhuriyet’in temel ilkelerine karşı tesadüfi bireysel çıkışlar değildir. Bugün iktidarın baş sorumlusu da “Minareler süngü, kubbeler miğfer / Camiler kışlamız, müminler asker…” diyerek, dini siyasete açıkça alet etmekten mahkum olmuş ve siyasetteki  mevcut konumuna tartışmalı olarak gelmiştir.

Türkiye, İslamiyetin huzur içinde ve en demokratik şekilde yaşandığı bir Müslüman ülkedir. Milletimiz devletine bağlıdır. Bu çarpık zihniyetin sahipleri ne yapmak istiyorlar? Bunlar nereden ve kimlerden cesaret alıyorlar? Birbiri ardına ortaya çıkan bu olaylar bir rastlantı eseri midir? Yoksa, cumhuriyeti yıkmak isteyenlerin giderek su yüzüne çıkan yeni taktikleri midir?

Açıkça bilinmelidir ki; Türk Ulusu, cumhuriyete ve ulusal bağımsızlığa yönelen  her harekete, gerektiğinde canı pahasına her zaman kararlılıkla karşı koymuştur, bugün de koyacak bilinçtedir.

Cumhuriyete karşı çıkanların sonu, desteği nereden alırlarsa alsınlar, her zaman aynı olmuştur ve öyle de olacaktır!..

 

         Müdafaa-i Hukuk Vakfı

Müdafaa-i Hukuk Derneği Genel Merkezi


Abonelik için tıklayınız.

- Geri -

 
 | Gündem / Haber | Tarihçe | Yazarlar | Arşiv | Resim Galerisi | MP3 Bölümü |
 | Görüş ve Öneriler
| Abonelik | Künye | Bağlantılar |Vakıf | Ulaşım |