Ocak 2004  Sayı: 65 "Ülkenin             bütünlüğü ve ulusun bağımzızlığı kaygı vericidir... Ulusun bağımsızlığı             yine ulusun çaba ve kararlılığı ile kurtarılacaktır."  | Anasayfa |
      Gündem
      Okuyucu Köşesi
      Duyurular
      Tarihçe
      Yazarlar
      Arşiv
      Resim Galerisi
      MP3 Bölümü
      Görüş ve Öneriler
      Abonelik
      Künye
      Bağlantılar
      Vakıf
      Ulaşım

 

   OCAK 2004  

 

KİMLİK UNUTULURSA...

                                                                                             

                                                                  Mustafa ÖZBEK
                                                                  Türk Metal Sendikası  Genel Başkanı

Dünya,büyük bir adaletsizliğe mahkum bir şekilde yaşıyor. Dünya nüfusunun yüzde 15’ine sahip olan ve “eşkiyalık” yapan bir grup ülke, dünya gelirinin yüzde 85’ine yakın bir zenginliğin de sahibi durumunda...

Emperyalist güçler, 11 Eylül ile başlayan süreç ile önce Afganistan’a sonra da Irak’a “ahlaki ve gerçekçi” olmayan bahanelerle müdahale ederek kendilerini yeni zenginlerle donatmaya devam etmektedir.

Dünyanın hem siyasi anlamda hem de ekonomik anlamda kontrolü konusunda Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği ile G-7 ülkeleri “gizlenmeye çalışılan” bir rekabet, bir savaş halindedir. Pastadan en büyük payı alanlar hep aynı isimlerdir. Homurdanmaların, huzursuzlukların temelinde hep “ pasta” vardır. Emperyalist duyarsızlıkları gereği, saldırdıkları, yağmaladıkları, yaktıkları, yok ettikleri ülkelerin ve masum insanların durumu, dramı onlar için önemli değildir.

Dünyanın yoksul ülkeleri, topraklarında ve coğrafyalarında var olan zenginliklerin “eşkiya güçler” tarafından ellerinden alınmasına gereken tepkiyi gösteremiyor. Elbette ki bu tepkisizliğin bir nedeni olmalı...Sadece emperyalizmin ülkelerin “ bütün kalelerini zaptetmesi, bütün tersanelerine girmiş” olması, ülkenin ve insanlarının mali ve ekonomik politikalarla zincirlenip, hareket edemez, konuşamaz hale gelmesi değil, bu tepkisizliğin sebebi...

Bu tepkisizliğin bize göre en önemli sebebi, “milli bilinç” ile tanışmamış olmaları, yani millet olamamaları.Emperyalizm, önemli konuma ve kaynaklara sahip ülkelerin insanlarının milli bilinç ve kültür ile tanışmasına, “milli kimlik” sahibi olmasına engel olmak için saldırmaya devam ediyor. İnsanlara hangi tarihe, hangi kültüre sahip olduklarını, nasıl bir coğrafya üzerinde yaşadıklarını unutturuyor. Emperyalizmin silahı bu...Milli kimliği unutturmak. Tarihimiz, coğrafyanız, tüm değerleriniz bir çırpıda yok edilecek. Böyle olunca emperyalizm, “milli değerler”in korunması ve kollanması yolunda ittifak edecek güçlerin oluşmasına da engel olacak...

Bu saldırılara hedef olan ülkelerin başında da bizim ülkemiz, Türkiye’miz gelmektedir.

Sosyal hayatımızda, dilimizde,  geleneklerimizde, sosyal ve kültürel değerlerimizde görülen farklılaşma, toplumsal yapımızı da çürütmekle tehdit ediyor. Sosyal duruşumuz, yapımız ve ilişkilerimizde görülen değişmeler, yavaş yavaş “milli  kimliğimizle” ilgili sözde alternatif modellerin toplumsal tartışma ortamına iteklenmesiyle yeni bir anlam ve önem kazanıyor.

Türk insanı, “Türk’üm” yerine “Türkiye’liyim” demeye zorlanıyor. Şimdi emperyalizm, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar, gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler” sözleriyle tarif ettiği yerli işbirlikçiler ile birlikte Türklere “Türk’üm” dedirtmemeye, Türk’ü kimliğinden vazgeçirmeye, bu kimlikte ısrar etmenin anlamsız bir “şovenizm” olduğuna ikna etmeye çalışıyor.

Kısaca söylemek gerekirse, “Türkiye’yi Türklerin elinden almaya” uğraşıyorlar. Zaten emperyalizmin teorisyen ve pratisyenleri “Türkiye’nin Türklere emanet edilecek bir ülke” olmadığını defalarca söylemediler mi?...Yaşadığımız zaman diliminde Türkiye üzerine tehlikeli ve ciddi oyunlar oynanmaktadır. Bu tehlikelerden  kurtulmak için Türklere düşen görevler, milli karakterinde toplanmış özelliklerde görülmektedir.

TÜRK, tarihini ve coğrafyasını bilmek ve benimsemek zorundadır.

TÜRK, bu tehlikelerin bilincinde olmak zorundadır.

TÜRK, oynanan tüm oyunların “kendisi ve coğrafyası üzerine” olduğunu görmek ve tedbirini almak zorundadır.

         TÜRK, bir olmak, büyük olmak, diri olmak zorundadır...

TÜRK, devletine, milletine, cumhuriyetine,

         TÜRK, bayrağına, bağımsızlığına, toprağına sahip çıkmak zorundadır.

İşte emperyalizm, biz Türklere bu zorunlulukları önce esnetme sonra da unutturma çabası içindedir. “Şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edenler”in bu mücadelede emperyalizmden yana yer alması, şerefli bir tarihe sahip olan Türkiye’min karşılaştığı ilk   “ihanet” ilk “nankörlük” değildir. Türk insanı, Türk kimliğinden vazgeçecek kadar “milli karakterinden” yoksun değildir.Türkiye’de yaşadığımız halde kendimizi tanımlarken “Türküm” yerine, “Türkiye’liyim” demenin ne Türkiye’ye ne de Türklere sosyal / ekonomik / siyasi bir faydası, vardır. Türkiye’liyim ifadesi milli kimliğimizde dehşet verici bir çürümenin de habercisidir. Bu tartışma, insanlarımızın birlik içinde, beraberlik ve dayanışma içinde bu ülke için elele vermesini hazmedemeyenlerin işidir.

“Türk’üm” diyenler, bu ülkeye sahip çıkanlardır. Bu bayrağa, toprağa, bağımsızlığa sahip çıkanlardır. Türkiye şimdi onların omuzlarındadır.Türkiye’yi omuzlarında taşımak istemeyenler ise, şimdi Kurtuluş Savaşı’mızın Başkumandanı Mustafa Kemal Atatürk’ten, Barış Harekatını gerçekleştiren Türk Ordusu’ndan intikam almak isteyenlerin, yani emperyalizmin maşası olmaya devam etmektedirler.

Biz Türkler, kendimize vatan olarak dünyanın en güzel coğrafyasını seçtik. Dünya Tarihi’nin en şerefli sayfalarını biz yazdık. 40 milyon kilometrekarede dağlara, taşlara damgamızı vurduk. Kimseye farklı gözle bakmadık, iyilik ettik, hoşgörülü olduk, kanaatkar olduk.

Bayrak ve bağımsızlık Türk’ün karakterinin vazgeçilmez iki parçasıdır. Bu toprağa Türkiye, ismini veren, bu bayrağa şekil verip, isim verip bu toprağa  diken Türkler, Türk bayrağı altında “Türk” olarak kalacak, Türk’ün kimliğine, bayrağına, bağımsızlığına şerefle sahip çıkan yüce bir millet olarak tarih sayfalarındaki yerini koruyacaktır.

Türkiye’nin ve Türk Milleti’nin beyninden, yüreğinden, kimliğinden “Türk” değerini söküp atarak, “Türkiye’li” denilen acaip ve belirsiz bir yelpaze ile Türkleri “kof ve acımasız bir yığın” haline getirmek isteyenlerin rüyaları asla gerçekleşmeyecektir.

Türk Milleti, milli benliğine, milli kimliğine, milli karakterine sahip çıkacaktır.

 


Abonelik için tıklayınız.

- Geri -

 
 | Gündem / Haber | Tarihçe | Yazarlar | Arşiv | Resim Galerisi | MP3 Bölümü |
 | Görüş ve Öneriler
| Abonelik | Künye | Bağlantılar |Vakıf | Ulaşım |