|

MÜDAFAA-İ HUKUK DİYOR Kİ:
BUGÜN O GÜNDÜR!..
Mustafa Kemal Atatürk Büyük Nutkunda
“Politika âleminde, birçok oyunlar görülür, fakat
mukaddes bir ülkünün tecellisi olan Cumhuriyet
yönetimine karşı, çağdaşlaşmaya karşı,
bilgisizlik, bağnazlık ve türlü düşmanlık ayağa
kalktığı zaman; özellikle ilerici ve cumhuriyetçi
olanların yeri, gerçek ilerici ve cumhuriyetçi
olanların yanıdır; yoksa gericilerin umut ve
çalışma kaynağı yer değil…” demektedir.
Devamını
okumak için tıklayınız...
|
|
KIBRIS, İKİNCİ
SAKARYA!..
“Kral Konstantin, 1921 yazında
Ankara’ya doğru yürüdü; hatta Sakarya Savaşı
arifesinde İngiliz Ateşemiliteri Albay Nairne’e
Ankara’da randevu verdi. 5 Eylül 1921’de Ankara’da
görüşelim dedi. Fakat Kral Konstantin, karşısında
Mustafa Kemal’i buldu. Ankara’ya varamadan
gerisin geriye döndü…
Mahmut YILBAŞ'ın yazısını okumak için tıklayınız...
|
“PROJECT DEMOCRACY”
İÇİNDE “ULUSLARARASI DİN HÜRRİYETİ”
SENARYOSU
ABD dünya dinlerinin
babasıdır
“İlginç olan şey, bazı batılı
aydınların biz Müslümanların zamanda geriye gitmemiz, köklerimize inmemiz ve
gelenekleri elden bırakmamamız gerektiğini düşünmeleri ve bizim genç
insanlarımızın da bu ithal 'kaynağa dönüş' fikrinden oldukça etkilenmeleridir.
Musatfa YILDIRIM'ın yazısını okumak için tıklayınız...
|
|
ANNAN PLÂNI VE TÜRK MEDYASI
Annan plânını 1 yılı aşkın bir süre incelemiş bir hukukçu
olarak, radyo, televizyon ve gazeteleriyle büyük (!) Türk medyasının (bazı
istisnalarla) bu plân bakımından bazan engin bir gaflet, bazan da delâlet içinde
olduğunu görmekten büyük hüzün duymaktayım. Türk medyası bu hali ve bu
yapısıyla, Birinci Dünya Savaşı sonunda İstanbul’da görülen ve “mütareke basını”
olarak anılan, Atatürk düşmanı ve Damat Ferit yanlısı matbuatla
benzeşmektedir.
Fuat VEZİROĞLU'nun yazısını okumak için tıklayınız.
|
HEDEF: TÜRKİYE
CUMHURİYETİ’Nİ PARÇALAMAK
23 Mayıs 1919 günü, tarihi
“Sultanahmet Mitingi’nde, Halide Edip Adıvar şu gerçeği vurguluyordu:
“Asırlardan beri, sinsi sinsi devam eden
Avrupa’nın istila siyaseti, her zaman Türk
toprakları üzerinde, en vicdansız bir şekilde
görüntü vermiştir. Ayda ve yıldızlarda, zapt
edilecek Müslüman ve Türk toprakları ve milletleri
olduğunu haber alsalar, oralara bile “istila
orduları” göndermek için, mutlaka bir yol bulacak
olan Avrupalı İtilaf Devletleri’nin saldırıya
dayanan siyaseti, bazen ihanetlerle ve daima büyük
bir haksızlık içinde, Türkiye’ye çevrilmiştir.
Sonunda, ‘Hilal’i parçalamak için, ellerine bir
uygun ortam geçmiştir...”
Vural SAVAŞ'ın yazısını okumak için tıklayınız...
|