Ocak 2003  Sayı: 53 "Ülkenin bütünlüğü ve ulusun bağımzızlığı kaygı vericidir... Ulusun bağımsızlığı yine ulusun çaba ve kararlılığı ile kurtarılacaktır."  | Anasayfa |
      Gündem
       Haber
      Duyurular
      Tarihçe
      Yazarlar
      Arşiv
      Resim Galerisi
      MP3 Bölümü
      Görüş ve Öneriler
      Abonelik
      Künye
      Bağlantılar
      Vakıf
      Ulaşım

 

   OCAK 2003  

YA TÜRKİYE!
KEMAL YAVUZ Orgeneral (E)


"Türkiye, "Irak Olayı"nın neresinde?
Türkiye, "coğrafyası" ile, "tarihi" ile, "geçmişteki, bugünkü ve gelecekteki politikası" ile bu olayın "tam ortasında" bulunuyor.
Olay, Türkiye açısından, sadece "komşudaki bir olay" değil, bizim coğrafyamız içinde. Zira, muhtemel harekat, bizim coğrafyamızda cereyan edecek ve harekatın muhtemel sonuçları ise, kaçınılmaz şekilde bizim coğrafyamıza "sıçrayacak". Olayın cereyan edeceği topraklarda ve toplumlarda bizim tarihimizin halen silinmemiş izleri var. O coğrafyada ve halklar üzerinde bizim devletimizin "söyleyeceği sözler" mevcut.
Olayın oluşmasında etkili olan politikalar ve bu politikaların yaratacağı sonuçlar, ülkemizin ve devletimizin bugünü ve geleceği ile çok yakından takip etmeliyiz. Ve "karar" anlarında çok dikkatli olarak, "kesinlikle" hata yapmamalıyız.

Türkiye, "Irak Krizi"nin oluşturulduğu andan itibaren, bu konu hakkındaki görüşünü ve öngördüğü hareket tarzını ortaya koymuştur. Bu hareket tarzı şöyle özetlenebilir:

- Türkiye, Irak'a yönelik bir askeri harekata, karşıdır.
- Irak'ın, savaş dışında, hertürlü girişimlere başvurularak, Birleşmiş Milletler kararlarına uyması sağlanmalıdır.
- Türkiye, Kuzey Irak'taki mevcut siyasi yapının değişmesine ve bölgedeki Türkmenlerin kişisel ve toplumsal haklarının ihlaline karşıdır ve bu konuya, gerektiğinde müdahaleye, kararlıdır.

Bu hareket tarzı, olayı oluşturan ve onu, yanlış bir politika sonucu, başlangıçtan itibaren bir "askeri harekat" olarak planlayan ABD'nin, yaklaşımlarına uymamaktadır. ABD, harekatın başarısı için "olmazsa olmaz" olarak gördüğü Türkiye'ye, kendi çizgisine çekmek üzere, önce-gayrı resmi kanallarla da olsa- bol keseden vaatlerde bulunmuş, fakat bu yaklaşımın yeterli olmadığını kısa sürede görmüştür. Bu durum, Ocak 2002 ortalarında Washington'a giden Başbakan Ecevit tarafından, en yetkili ağızdan ve açık şekilde ifade edilmiştir. Ecevit, ABD'deki tavrını, Türkiye'ye döndükten sonra da sürdürmüş ve Irak'a karşı politik girişimlerde bulunarak, Birleşmiş Milletler kararlarına uyulmasını tavsiye etmiştir. Fakat, gelen cevap olumsuz olmuştur ...
"

Abonelik için tıklayınız.

- Geri -

 
 | Gündem / Haber | Tarihçe | Yazarlar | Arşiv | Resim Galerisi | MP3 Bölümü |
 | Görüş ve Öneriler
| Abonelik | Künye | Bağlantılar |Vakıf | Ulaşım |