|
'AL
BİRİNDEN, VUR BİRİNE!..'
ATİLLÂ İLHAN
O
tarihte, Valerie Giscard d'Estaing henüz genç;
sık sık, ORTF'in -henüz siyah/beyaz ve tek-
televizyonuna çıkıyor: 'Merkez Sağ'ın gelecek
ümidi diyorlar: Adı, II. İmparatorluk soylusu
çağrışımları uyandırsa da, de Gaulle'den ziyade,
ABD sinyalleri verir gibi! Sonradan, Cumhurbaşkanı
olacak, en çok da Helmut Schmidt'le 'paralel'
politikalara yatacaktır.
Helmut Schmidt dedim de ... Geçenlerde d'Estaing'in
Türkiye'yle ilgili söylediklerini, okur okumaz;
daha önce, Helmut Schmidt'in kitabında yazdıklarını,
hatırlamaz mıyım; ne diyordu hazret:
"...Türkiye'yi AB'ye almak, Avrupa'nın
birleşmesi projesini ölümcül bir biçimde tehlikeye
atar(...) 'Türkiye'nin AB'ye tam üyeliği', düşüncesizce
verilmiş bu sözün yol açacağı yanlış karar,
mümkün olabilecek en kısa sürede gözden geçirilmeli..."
Emel Akçalı'nın mektubunda okuduk, d'Estaing
de 'Türkiye'nin AB'ye alınması, AB'nin sonu
olur' demiş, hemen hemen aynı şey! Bence, 'mumaileyh'in
Le Monde'a söyledikleri dikkatli okunursa, onun
da, Helmut Schmidt'in de, öteki Avrupa 'politika
esnafı'ndan, çok daha dürüst davrandığı söylenebilir;
zira demiş ki d'Estaing:
"1/...Avrupa konseyi üyelerinin çoğunluğu,
aralarında konuştukları zaman, Türklerin Avrupa
Birliği'ne alınmasına karşı olduklarını saklamıyorlar;
buna rağmen, bu gerçeği Türklere açıkça söylememişler,
hep üstü kapalı ve kaçamak konuşmuşlardır..."
"2/... Türkiye'yle, onu AB'ye kabul müzakerelerine
başladığımızın ertesi günü, Fas'tan AB'ye alınması
talebi gelecektir; Fas Kralı bunu açıklayalı
çok oldu, bu aslında kıt'adan çıkmak anlamını
taşıyor: Eğer çıkacaksak, neden Batı'ya doğru
değil de, Doğu'ya doğru çıkalım?"
"3/... Türkiye ile mutlaka 'birlik' düzeyinde
bir ilişki düşünülüyorsa, bu ancak Ukrayna ile
yaptığımız iş birliği paktı gibi olabilir...."
Abonelik
için tıklayınız.
-
Geri - |