|
AVRUPA
BİRLİĞİ VE ÇAĞDAŞ UYGARLIK
Dr. ÖZTİN AKGÜÇ
Avrupa Birliği'ne
(AB) üyelik ile çağdaş uygarlık düzeyine ulaşma
arasında, özür dilerim, kendimi zorlamama karşın
örgütsel (organik) bir bağ kuramıyorum. AB, siyasal,
ekonomik bölgesel bir örgüt. Bir ülke, bu örgütün
dışında olsa da çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmış
olabilir. dünyada bunun örnekleri var. Buna karşın
AB'ye üye bir ülke çağdaş uygarlık düzeyini yakalayamamış
olabilir. Türkiye için amaç, çağdaş uygarlık düzeyine
ulaşmak olmalıdır. Bu düzeye ulaşıldığında, AB'ye
üye olma düşünülebilir, müzakere edilebilir, koşullar
belirlenebilir.
AB'ye üyelik konusundaki tartışmalara Atatürk'ün
adının karıştırılmasını, AB üyeliğinin Atatürkçülüğün
bir gereği gibi sunulmasını, bir tür halk avcılığı
olarak görüyorum
Atatürkçülükte "Batı", "Avrupa"
bir simgedir. Çağdaş uygarlığın simgesi. Yoksa
hangi koşulla olursa olsun Avrupa devletleri ile
ortaklık kurulması, bütünleşilmesi konusunda belirlenmiş
bir amaç değildir. Amaç bağımsız, saygın, çağdaş
bir Türkiye yaratılmasıdır.
AB üyeliği, AB'ye katılım konusunda çeşitli anketler
yapılmakta; liderler, işadamları kendi eğilim
ve istekleri doğrultusunda açıklama yapmakta,
anket sonuçlarını yorumlamaktadırlar. Halkoylaması
yapılmış olmakla beraber, halkımızın önemli bir
bölümünün en az yarıdan fazlasının AB üyeliğinden
yana olduğu açıklanmaktadır.
Halkımızın büyük bir bölümünün AB konusunda fazla
bilgisi olmamakla beraber, bir halkoylaması yapılması
durumunda çoğunluğun, nedenler farklı da olsa
AB'ye üyelikten yana oy kullanacağını tahmin ediyorum.
Vatandaşlarımızın azımsanmayacak bir bölümü, AB'ye
üyelikle serbest dolaşım hakkının doğacağını,
Avrupa'da iş olanakları bulacakları umudunu taşıyor.
Bazıları AB'ye üyelikle Avrupalı olunabileceğini
sanıyor. Diğer bir bölüm, iç dinamiklerle toplumumuzun
aşama yapamayacağını, ancak dış baskılarla, dış
dinamiklerle ülkemizde demokrasinin yerleşeceğini,
hukuk devletinin kurulabileceğini, ekonominin
disiplin altına alınabileceğini düşünüyor. Konu
hakkında daha fazla bilgisi olanlar da AB'nin
dışında kalmaktansa, hangi koşulla olursa AB'ye
girmeyi yeğleyenler var. AB'yi alternatif oluşumlara
göre daha cazip görenler de AB'den yanalar. Bunlara
belki başka nedenler eklenebilir.
Kanımca bu gibi beklentilerle, sanılarla, düşüncelerle
AB'ye girilmez. İç dinamikler yetersiz, başka
bir deyişle "Biz kendi irademizle aşama yapamayız,
çağdaş uygarlık düzeyine ulaşamayız, bir dış güç
bizi zorlamalı, hatta gütmeli" görüşüne katılmıyorum.
Duygusal nedenlerle değil; böyle bir görüşün,
düşüncenin sonuç vermeyeceğini gözlemlediğim için.
Ne yazık ki hükümetlerin tutumu, AB'den gelen
istekler doğrultusunda, reform yaftası ile yasal
düzenlemeler yapılması, dış baskılarla Türkiye'nin
yönetilebileceği, iç dinamiklerin yetersiz olduğu
görüşünü güçlendiriyor.
Bir ülke ancak iç dinamikleri ile gelişme gösterebilir,
böyle bir gelişme sağlıklı ve kalıcı olur. Halkımızın
önemi bir bölümünde son zamanlarda bir bezginlik,
bir tepki, bir güven eksikliği gözleniyor. Bu
durumu, yaşanan ekonomik bunalımla açıklayan yorumcular
var. Ekonomik bunalım değil, ülkemizde yiyiciliğin,
yolsuzluğun çeşitli nedenlerle cezasız, hatta
takipsiz kalması, tepkilere, olumsuz davranış
ve görüşlere yol açıyor. Vatandaş "Niçin
özveri, çaba göstereyim, sonuçta bazı kişiler
hortumluyor ve cezasız kalıyor" diye mevcut
düzeni sorguluyor, eleştiriyor.
Toplumumuzun hem kendine hem de yöneticilere,
liderlere güvenme ihtiyacı var. Çaba gösterildiğinde,
özveride bulunulduğunda sorunların hafifleyeceğine
inanması gerekiyor. Çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmak
için güdüleme (motivasyon) dışında, eğitim düzeyinin
yükseltilmesi, ekonomik alanda başarı kazanılması,
bazı olumlu şeylerin yapılabileceğine, üretilebileceğine
inanması gerekir.
Toplumda çaba sonucu başarıya ulaşma güdüsünün
geliştirilmesi lazım. Ne yazık ki eğitim kurumlarımız,
medya, liderlerimizin sergilediği davranışlar,
toplumu olumlu yönde güdüleyemiyor.
Amaç, öncelikle çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmak
olmalıdır. Bu amaç için iç dinamikleri harekete
geçirmek gerekir. AB, çağdaş uygarlık düzeyine
ulaşmak için bir araç olarak düşünülemez, bu yaklaşım
gerçekçi de olmaz. Çağdaş uygarlık düzeyine ulaşıldığında
eğer AB'ye girmek isteniyorsa bu istek daha kolaylıkla,
onurlu biçimde gerçekleştirilir.
-
Geri -
|