|
|
 |
|
KASIM 2004 |
|
 |
|
 |
 |
 |
|

Mustafa
Kemal "Atatürk" Diyor ki;
“Bugünkü Türk milleti siyasi ve sosyal
topluluğu içinde kendilerine kürtlük fikri,
çerkezlik fikri ve hatta lazlık fikri veya
boşnaklık fikri propaganda edilmek istenmiş
vatandaş ve milletdaşlarımız vardır. Fakat
geçmişin bu keyfi idare devirlerinin sonucu olan
bu yanlış adlandırmalar, düşmana alet olmuş birkaç
gerici, beyinsizden başka, hiçbir millet ferdi
üzerinde kederlenmekten başka bir etki meydana
getirmemiştir. Çünkü bu milletin fertleri de,
genel Türk toplumu gibi aynı ortak geçmişe,
tarihe, ahlaka, hukuka sahip bulunuyorlar…
Bugün içimizde bulunan hıristiyan, musevi vatandaşlar, kader ve talihlerini
Türk Milletine vicdani arzularıyla
bağladıktan sonra kendilerine yan gözle, yabancı gözü ile bakmak; medeni
Türk Milletinin asil ahlakınan
beklenebilir mi?" (*)
(*) Medeni Bilgiler ve M.K. Atatürk'ün El Yazmaları, Ayşe Afet İnan,
1969, Türk Tarih Kurumu Yayını
|
|
|
VAR mıyız?..
Gaflet, dalalet ve hatta hıyanetin
neresindeyiz?
Var mısınız, sorgulamaya?
Hem de tam sırası…
Çünkü, Kasım ayındayız!
Bir çoğumuz, Gazi Mustafa Kemal’in huzuruna
çıkacak.
Anıtkabir’i ziyarette, tazimde dururken vicdanen
rahat olabilmek isteyenler için, görevimi
yapabildim mi, emanete (Cumhuriyet’e) sahip
çıkabildim mi diye sormalarının en uygun zamanı,
tam sırası değil mi? ...
Mahmut YILBAŞ'ın yazısını okumak için tıklayınız... |
‘…Tarih
Unutmaz!..!
Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin
'nâşir-i efkârı', Hâkimiyet-i Milliye
gazetesi; 'Türkün Ateşle İmtihanı' yıllarında,
neler yazmıştı, hangimiz biliyor? Heyhât, çok
azımız! Acaba hepimiz,doğru dürüst bilsek,
ülkemizi 'küreselleştirmeye' uğraşan, 'liberal
kapitalist' partilere oy verir miydik? Zira, -en
önemlilerini, Mustafa Kemal'in imzasız olarak
yazdığının bilindiği- bu yazılarda;
tartışılamaz bir açıklıkla, anti/Emperyalist ve
anti/Kapitalist bir 'tavır' görülmektedir. Şu
satırlara bir göz atar mısınız, lütfen:
'Yeryüzündeki
zulüm makinesi...'
Atilla İlhan'ın yazısını okumak için tıklayınız...
|
Kasım 2004 sayımızdaki diğer konu başlıklarımız... |
LOZAN ANTLAŞMASINDA AZINLIKLAR
Hassas ve çetin sorunlar
Azınlıklar (Ekalliyetler)
sorunu, 1922-1923 Lozan Barış Konferansında
pek duyarlı, pek hassas sorunlardan biriydi.
Çünkü, bu sorunun arkasında yüz yıllık bir
"Şark Meselesi" (Doğu Sorunu) tarihi ve
acı hatıraları yatıyordu. Şark Meselesi
dedikleri, Avrupa'nın Osmanlı Devletini
parçalama politikası demekti; devlet
parçalandıkça da, her defasında, oralardaki
Türk ve Müslüman kitleler perperişan yerinden
yurdundan ediliyor, kılıçtan geçiriliyordu.
Dr. Bilal Şimşir
|
ATATÜRK’Ü ANARKEN
Ölümünün yıl dönümünde Atatürk’ü anarken onun
izinde, yolunda olduğumuzu her vesileyle dile
getiririz. Fakat bu hususta ne kadar
başarılı olduk, biraz da bunu irdelemeliyiz.
Devletimizin
kurucusu olarak ona duyduğumuz minnet ve
ona olan sevgimiz onun izinde olduğumuzu
gösterir. Şüphesiz bu çok güzel ve olması
gereken duygulardır.
Doç. Dr. Erdal Açıkses
|
|
-
Ordunun Politikada
İşi Var mı? Yok mu?
Prof. Dr. Erol Manisalı
-
Ölümünden 66 Yıl
Sonra Atarük'ün Türkiyesi
Yrd. Doç. Dr. Rahmi DOĞANAY
-
Atatürk'ten Gözlem
Ve Öğütler
Öztin
AKKOÇ
- Atatürküm
Telman BİLESUVARLI
- Soykırım
Tuncer AKTAŞ
- Sahip
Çıkalım
M. Güner DEMİRAY
|
-
Türkiye'de Ordu,
Din ve İdeoloji
Yrd. Doç. Dr. Ali ARSLAN
-
Avrupa
İmparatorluğu
Muharrem KILIÇ
-
Kültür Baba
Etem ORUÇ
- urtuluş
Savaşında Aydın
Semra MUSLU
- Mudafaa-i
Hukuçular
A. Turhan KESKİN
|
|
|
 |
|
|
|