"Ülkenin             bütünlüğü ve ulusun bağımzızlığı kaygı vericidir... Ulusun bağımsızlığı             yine ulusun çaba ve kararlılığı ile kurtarılacaktır."  | Anasayfa |
   Gündem
   Okuyucu Köşesi
   Duyurular
   Tarihçe
   Yazarlar
  Bugün Unuttuklarımız
   Resim Galerisi
   MP3 Bölümü
   Görüş ve Öneriler
   Abonelik
   Künye
   Bağlantılar
   Vakıf
   Ulaşım
   Arşiv

 

   ARŞİV  
 •ARALIK 2004, Sayı : 76



Aralık 2004 sayımız yapımda

 

 •KASIM 2004, Sayı : 75

Mustafa Kemal "Atatürk" Diyor ki;

“Bugünkü Türk milleti siyasi ve sosyal topluluğu içinde kendilerine kürtlük fikri, çerkezlik fikri ve hatta lazlık fikri veya boşnaklık fikri propaganda edilmek istenmiş vatandaş ve milletdaşlarımız vardır. Fakat geçmişin bu keyfi idare devirlerinin sonucu olan bu yanlış adlandırmalar, düşmana alet olmuş birkaç gerici, beyinsizden başka, hiçbir millet ferdi üzerinde kederlenmekten başka bir etki meydana getirmemiştir. Çünkü bu milletin fertleri de, genel Türk toplumu gibi aynı ortak geçmişe, tarihe, ahlaka, hukuka sahip bulunuyorlar…

 •EKİM 2004, Sayı : 74

Mustafa Kemal "Atatürk" Diyor ki;

Efendiler,"Hürriyet ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ben, milletimin ve büyük atalarımın en değerli miraslarından olan bağımsızlık aşkı ile yaratılış bir adamım... Ben yaşayabilmek için bağımsız bir milletin evladı kalmalıyım. Bu sebeple, milli bağımsızlık, bence bir hayat meselesidir."

 •EYLÜL 2004, Sayı : 73

MUSTAFA KEMAL
“ATATÜRK” DİYOR Kİ:

Millî varlığımıza düşman olanlarla dost olmayalım. Böylelerine karşı bir Türk şairinin dediği gibi, “ Türküm ve düşmanım sana, kalsam da bir kişi”  diyelim düşmanlarımıza bu gerçeği ifade ettiğimiz gün, kanaatimize, idealimize, geleceğimize yan bakan her ferdi düşman kabul ettiğimiz gün, milli benliğe uzanacak her eli şiddetle kırdığımız, milletin önüne dikilecek her engeli derhal devirdiğimiz gün, gerçek kurtuluşumuza ulaşacağız.

 •AĞUSTOS 2004, Sayı : 72

MUSTAFA KEMAL
“ATATÜRK” DİYOR Kİ:

“Vatan; Türk milletinin eski ve yüksek tarihi ve topraklarının derinliklerinde varlıklarını koruyan eserleri ile, üstünde yaşadığı, bugünkü siyasi sınırlarımız içindeki kutsal yurttur.
Vatan; hiçbir kayıt ve şart altında ayrılık kabul etmez bir bütündür.

 •TEMMUZ 2004, Sayı : 71

MUSTAFA KEMAL
“ATATÜRK” DİYOR Kİ:

“Milletlerin tarihinde bazı devirler vardır ki, belli amaçlara erebilmek için maddi ve manevi ne kadar kuvvet varsa hepsini bir araya toplamak ve aynı yöne yöneltmek gerekir…
Memleketin ve inkılabın içerden ve dışardan gelebilecek tehlikelere karşı korumak için, bütün milliyetçi ve cumhuriyetçi kuvvetlerin bir yerde toplanması gerekir…

 •HAZİRAN 2004, Sayı : 70

MUSTAFA KEMAL
“ATATÜRK” DİYOR Kİ:

“Bizim milletimizin kuvvetli iki şeyi vardır: Dili ve dini… Hiçbir kuvvet, hiçbir etki, hiçbir baskı ve zorlama, milletimizin bu iki faziletini kalp ve vicdanından  söküp alamamıştır ve alamaz.”
“Türk milletinin dili, Türkçe’dir. Türk dili dünyada en güzel, en zengin ve en kolay olabilecek bir dildir. Onun için her Türk, dilini çok sever ve onu yükseltmek için çalışır...

 •MAYIS 2004, Sayı : 69

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI’NIN 103. MADDESİNDE CUMHURBAŞKANLIĞI ANDI: 

“Cumhurbaşkanı sıfatıyla, devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez  bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasa, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılâplarına ve laik cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma...

 •NİSAN 2004, Sayı : 68

 Sn Rauf Denktaş
KKTC Cumhurbaşkanı

Türk milleti yine bir yol ayrımına getirilmiş bulunmaktadır. Bu yol ayrımı kurtuluş tarihimizde, Mustafa Kemal Paşa’nın Amasya’dan “Ya İstiklal Ya Ölüm” diye dünyaya haykırdığı anın aynısıdır.

 •MART 2004, Sayı : 67

İSTİKLAL MARŞI

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.
Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal...
Hakkıdır, hakk'a tapan, milletimin istiklal!

 •ŞUBAT 2004, Sayı : 66

MUSTAFA KEMAL “ATATÜRK” DİYOR Kİ:

“Sevgili Arkadaşlarım, Ordu, Türk Ordusu!.. İşte bütün milletin göğsünü itimat, gurur duygularıyla kabartan şanlı ad!.. Ordumuz, Türk Birliğinin, Türk kudret ve kabiliyetindir. Türk vatanseverliğinin çelikleşmiş bir ifadesidir. Ordumuz; Türk topraklarının ve Türkiye idealini tahakkuk ettirmek için sarf etmekte olduğumuz sistemli çalışmaların yenilmesi imkansız teminatıdır”
 •OCAK 2004, Sayı : 65

MÜDAFAA-İ HUKUK DİYOR Kİ:

BUGÜN O GÜNDÜR!.. Mustafa Kemal Atatürk Büyük Nutkunda “Politika âleminde, birçok oyunlar görülür, fakat mukaddes bir ülkünün tecellisi olan Cumhuriyet yönetimine karşı, çağdaşlaşmaya karşı, bilgisizlik, bağnazlık ve türlü düşmanlık ayağa kalktığı zaman; özellikle ilerici ve cumhuriyetçi olanların yeri, gerçek ilerici ve cumhuriyetçi olanların yanıdır; yoksa gericilerin umut ve çalışma kaynağı yer değil…” demektedir.
 •ARALIK 2003, Sayı : 64

Mustafa Kemal "ATATÜRK" diyor ki:

“… Efendiler, hiç kimseden fazla bir şey istemiyoruz. Dünyanın her medeni milletinin tabiaten malik olduğu şeylerden bizi mahrum etmemelidirler ve haklarımız teslim etmelidirler. Çünkü, hakkımız tabiidir, meşrudur, makuldür ve bize lâzımdır. Biz bu haktan vaz geçmiyeceğiz ve ne kadar haklı isek bu hakkımızı müdafaa ve muhafaza için de memleketimizin, milletimizin kabiliyet ve kudreti o kadardır.”(*)

 •KASIM 2003, Sayı : 63

Mustafa Kemal "ATATÜRK" diyor ki:

“Efendiler! Asırlardan beri milletimizi idare eden hükümetler tâmim-î muarif (genelleştirme) arzusu izhar (gösterme) ede gelmişlerdir. Ancak bu arzularına vûsul (ulaşmak) şarkı (doğu) ve garbı (batı) taklitten kurtulmadıklarından netice milletin cehilden (bilgisizlik) kurtulamamsına müacer (neticelenme) olmuştur. Bu hazin hakikat karşısında, bizim takibe mecbur olduğumuz maarif (eğitim) siyasetimizin hututu (yollar) esasiyesi şöyle olmalıdır: Demiştim ki; bu memleketin Sahib-i aslisi (asıl sahibi) ve heyeti içtimaiyemizin (toplum) unsur-u esasisi (esas unsuru) köylüdür.

 •EKİM 2003, Sayı : 62

Mustafa Kemal "ATATÜRK" diyor ki:

Efendiler, Bilinen gerçeklerdendir ki; tarih bir milletin kanını, hakkını, varlığını hiçbir zaman inkâr edemez. Bundan dolayıdır ki, böyle bir tutarsız düşünce perdesinin arkasında ülkemiz ve milletimize karşı verilen kararlar, görüşler kesinlikle yok olmak zorundadır. İşte bütün bu iğrenç kıyımlardan ve uyuşukluklardan, tarihimize karşı işlenen haksızlıklardan etkilenen milli vicdan, en sonunda uyanış sesini yükseltmiş ve Müdafaa-i Hukuku Milliye ve Muhafaza-i Hukuk-u Milliye, Müdafaa-i Vatan, Müdafaa-i Hukuku Milliye ve Redd-i İlhak gibi değişik adlarda,

 •EYLUL 2003, Sayı : 61

Mustafa Kemal "ATATÜRK" diyor ki:

“Egemenlik, hiçbir anlam, hiçbir şekil ve hiçbir renkte ve yönde ortaklık kabul etmez...”(1)“Milletler egemenliklerini geçici olarak da olsa verecekleri meclislere dahi lüzumundan fazla güvenmemelidir. Çünkü meclisler bile istibdat (keyfi hareket) edebilirler. Ve bu istibdat şahsi istibdattan daha öldürücü olabilir…”(2)“ Kuvvetliyiz, ordularımız kuvvetlidir. Ordularımızı yöneten, ordularımızı vücuda getiren milletimiz kuvvetlidir.

 •AĞUSTOS 2003, Sayı : 60

Mustafa Kemal "ATATÜRK" diyor ki:

“Arkadaşlar! Bu Anadolu Zaferi tarih arasında, bir millet tarafından tamamen benimsenen  bir fikrin ne kadar kadir ve ne kadar muhyi(1) bir kuvvet olduğunun en güzel bir misali olarak, kalacaktır (şiddetli alkışlar). Önümüze dikilen bütün mevanii(2) birer, birer yıkıp aştıktan sonra bugün artık Misak-ı Milli’nin çizdiği hudutlar dâhilinde, mesut, müreffeh ve hür yaşamak için, her ne lâzımsa, bunların hepsini istihsâl(3) edeceğiz (alkışlar).

 •TEMMUZ 2003, Sayı : 59

Mustafa Kemal "ATATÜRK" diyor ki:

“Bu sırada Conkbayırı’nın güneyindeki 261 rakımlı tepeden Conkbayırı’na doğru 27. Alaydan sahilin gözetlenmesi ve kollanması göreviyle oralarda bulunan bir müfrezenin erlerinin Conkbayırı’na doğru kaçmakta olduklarını gördüm. Bizzat bu erlerin önüne çıkarak “Niçin kaçıyorsunuz?” dedim. “Efendim düşman!” dediler. “Nerede?” dedim. “İşte!” diye 261 rakımlı tepeyi gösterdiler. Hakikaten düşmanın bir avcı hattı 261 rakımlı tepeye yaklaşmış ve tam bir serbestlikle ileri doğru yürüyordu.

 •HAZİRAN 2003, Sayı : 58

Mustafa Kemal "ATATÜRK" diyor ki:

“Efendiler, hükümetin varlığının nedeni ülkenin güvenliğini, ulusun huzur ve rahatını sağlamaktır. Bütün ülkede yerleşmiş bir güvenlik ortamı hüküm sürmelidir.Millet, sonsuz bir huzur ve güvenlik içinde rahat bulunmalıdır. Ülkemizin herhangi bir köşesinde halkın güvenliğini, devletin birlik ve asayişini bozmaya yeltenenler, devletin bütün kuvvetlerini karşılarında bulmalıdırlar. (Alkışlar) Sonra efendiler... Türkiye devletinin bağımsızlığı kutsaldır. O sonsuza kadar güvenlik ve koruma altında olmalıdır.

 •MAYIS 2003, Sayı : 57

Mustafa Kemal "ATATÜRK" diyor ki:

"Vatanın parçalanma tehlikesini aynen gösteren safhanın kanlı icraatı, milli vicdanı bir kurtuluş emeli etrafında ve Müdafaa-i Hukuku Milliye ve Reddi İlhak Teşkilatı adı altında seri bir şekilde toplamaya başlamıştır. Yalnız mitingler vesaire gibi gösteriler, büyük gayeleri hiçbir vakitte kurtaramaz ve ancak sine-i milletten fiilen doğan ortak kudrete dayanırsa kurtarıcı olur. Fakat şüphe götürmeyen bir hakikattir ki, bu acı safhayı bu kadar tehlikeli bir şekilde hazırlayan en etkili sebep maalesef payitahtımızdaki muhalif cereyanlar ve Anadolu'nun saf ve mukaddes milli emellerini zararlı bir şekilde yalnızlığa uğratan siyasi ve gayri milli propagandalardır. Kuva-yi Milliye'yi bugün için böyle yanlış yollara sevk ile dağıtmanın cezasını vatanımız aleyhinde ve pek çok bir şekilde görmekteyiz...

 •NİSAN 2003, Sayı : 56

Mustafa Kemal "ATATÜRK" diyor ki:

Vatanın parçalanma tehlikesini aynen gösteren safhanın kanlı icraatı, milli vicdanı bir kurtuluş emeli etrafında ve Müdafaa-i Hukuku Milliye ve Reddi İlhak Teşkilatı adı altında seri bir şekilde toplamaya başlamıştır. Yalnız mitingler vesaire gibi gösteriler, büyük gayeleri hiçbir vakitte kurtaramaz ve ancak sine-i milletten fiilen doğan ortak kudrete dayanırsa kurtarıcı olur. Fakat şüphe götürmeyen bir hakikattir ki, bu acı safhayı bu kadar tehlikeli bir şekilde hazırlayan en etkili sebep maalesef payitahtımızdaki muhalif cereyanlar ve Anadolu'nun saf ve mukaddes milli emellerini zararlı bir şekilde yalnızlığa uğratan siyasi ve gayri milli propagandalardır. Kuva-yi Milliye'yi bugün için böyle yanlış yollara sevk ile dağıtmanın cezasını vatanımız aleyhinde ve pek çok bir şekilde görmekteyiz...

 •MART 2003, Sayı : 55

Mustafa Kemal "ATATÜRK" diyor ki:

""Yıldırım Grubu Komutanı
Adana, 6 Kasım 1918
"BAŞKOMUTANLIK GENELKURMAY BAŞKANLIĞI'NA
...İngilizlerin Halep dolaylarındaki ordularını beslemek için İskenderun Limanı'ndan yararlanmak istemeleri doğru değildir. Şundan ki, İngilizlerin eline geçmiş olan Halep ilinde ve özellikle Halep kentinde bolca yiyecek olduktan başka Anlaşma (Mondros Mütarekesi) 21'nci maddesine göre, gerçekten Halep'teki İngiliz ordusunun yiyecek yardımı gerekirse pek çok yiyecekleri bulunan Kilis-Antep yöresinden özel düzenlemelerle yiyecek satılabilir..."

 •ŞUBAT 2003, Sayı : 54

Mustafa Kemal "ATATÜRK" diyor ki:

""Milletin Muhterem Vekilleri!
Adliyemiz siyasi faaliyetler içinde vatandaşın emniyet ve haysiyetini cumhuriyetin asalet ve mevcudiyetini, hükümetin itibar ve nüfuzunu mudafaa yolunda yeni bir imtihan geçirdi. Bunu ehemmiyetle işaret etmek isterim..."

 •OCAK 2003, Sayı : 53

Mustafa Kemal "ATATÜRK" diyor ki:

"Efendiler! Milletimizin fevkalâde kabiliyetleri vardır. Bu kabiliyetlerin inkişafı(1) ve faydalı tecelliyatı(2) şüphesiz parlak netayice(3) iktiran(4) edecektir. Ancak tarihin bazı korkunç kayıtlarını kemali(5) teyakkuz(6) ile hatırlatmayı faydalı buluyorum. Arkadaşlar, bir millette, bâhusus bir milletlin sergâr-ı(7) idarisinde bulunan müdüranında ihtirasat(8) ve münakaşat-ı şahsiye,.."

 • ARALIK 2002, Sayı : 52

Mustafa Kemal "ATATÜRK" diyor ki:

"... Kıbrıs ŞAHADET PARMAĞINI Türkiye'ye uzatmış, "TARİHE ve Jeopoliti ye ŞAHADET EDERCESİNE" Ben seninim, ben seninim diye bağırırken, Biz Kıbrıs Türkleri'ni Adadan nasıl boşaltırız"

 • KASIM 2002, Sayı : 51

Mustafa Kemal "ATATÜRK" diyor ki:

""...Efendiler!
Vatandaşlarımızdan, dindaşlarımızdan, hemşerilerimizden her biri kendi dimağında bir mefkûre-i âliye'" besliyebilir, hürdür, muhtardır. Buna kimse karışamaz! Fakat Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümetinin sabit, müspet, maddi bir siyaseti vardır: O da efendiler, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin muayyen hudud-u millîsi dâhilinde hayatını ve istiklâlini temin etmeğe matuftur. Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Hükümeti, temsil ettiği millet namına çok mütevazıdır ve hayalden tamamen uzak..."

 • EKİM 2002, Sayı : 50

Mustafa Kemal "ATATÜRK" diyor ki:

"...Efendiler, Türkiye devletinin İstiklâli mukaddestir. O, ebediyyen müemmen(1) ve masum olmalıdır. İstiklâli devletin, hayatı millet ve memleketin hârisi(2) yegânesi ise kahraman ordumuzdur. Binaenaleyh, teşkilâtı askerîyemizin itinayı mahsusla tanzim ve îlâsı(3) en mühim esaslardandır. Efendiler, bugün vâsıl olduğumuz sulhun, sulhu ebedî olacağına inanmak, elbette safdilik olur. Bu, o kadar mühim bir hakikattir ki ondan biran bile gaflet,(4) milletin bütün hayatını tehlikeye ilka(5) eder. Şüphesiz, hukukumuza, şeref ve haysiyetimize hürmet edildikçe mütekabil hürmette katîyen kusur etmiyeceğiz."

 • EYLÜL 2002, Sayı : 49

Mustafa Kemal "ATATÜRK" diyor ki:

"İçişleri Bakanı Adil Bey'e"
Sivas, 11 Eylül 1919

"...Alçaklar, caniler! Düşmanlarla ulus zararına haince komplolar kuruyorsunuz. Ulusun güç ve istencini saptamaktan yoksun olduğunuza kuşku duymuyorum. Ama, ülke ve ulusa karşı haince ve boğazlarcasına bir harekette bulunacağınıza inanmak istemiyordum. Usunuzu başınıza toplayın! Galip Bey ve arkadaşları gibi ulusumuz ve ülkemiz için zararlı olan yabancılara duyuncunuzu satarak yaptığınız alçaklıkların ulusça sorulacak sorumluluğunu göz önünde tutunuz. Gönderdiğiniz kişilerle adını verdiklerimizin sonlarını öğrendiğiniz zaman kendi sonunuzla karşılaştırmayı unutmayınız" "

 • AĞUSTOS 2002, Sayı : 48

Mustafa Kemal "ATATÜRK" diyor ki:

""Türk Ulusuna"*
23 Temmuz 1919

Büyük ve Soylu Türk Ulusu; Batı Cephesinde 26 Ağustos 1922 den beri başlayan saldırımız Afyonkarahisar-Altıntaş, Dumlupınar arasında büyük bir alan savaşı biçiminde beş gün beş gece sürdü. TBMM ordularının yiğitliği, hızı Tanrı yardımının belirmesine yol açtı. Acımasız ve böbürlenen düşman ordusunun temel kuvvetleri uslara durgunluk verecek kesinlikle yok edildi. Kuruluş ve donatım gibi gelenekleri ve zaferleri ve adı yalnızca ulusumuzun bilincinde ve başlangıcı belli olmayan geçmişten sonsuzluğa kadar olan inançtan doğan ordularımızı özverilerinize yaraşır olarak size sunuyorum..."

 • TEMMUZ 2002, Sayı : 47

Mustafa Kemal "ATATÜRK" diyor ki:

"Erzurum Kongresini Açarken"
23 Temmuz 1919

"Efendiler! Tarih ve hâdisatın şevkiyle, bilfiil içine düştüğümüz bugünkü kanlı ve kara tehlikeleri görmiyecek ve bundan müteheyyiç(1) ve müteessir olmıyacak hiçbir vatanperver tasavvur edilemez.
Harbi Umuminin sonlarına doğru, milliyetler esasına müstenit vaitleri üzerine Hükümeti Osmaniyemiz de âdilâne bir sulha nail olmak emeliyle mütarekeye tâlib oldu. İstiklâl uğrunda namus ve şehametiyle(2) dövüşen milletimiz, 30 teşrinievvel 1918'de imzalanan mütarekenâme ile silâhını elinden bıraktı."

 • HAZİRAN 2002, Sayı : 46

Mustafa Kemal "ATATÜRK" diyor ki:

AMASYA TAMİMİ (*)
(22 HAZİRAN 1919)

1. Vatanın bütünlüğü, milletin bağımsızlığı tehlikededir. Merkezi hükümetimiz İtilaf devletlerinin tesir ve denetimi altında kuşatılmış bulunduğundan üzerine aldığı sorumluluğun icaplarını yapamamaktadır. Bu hal milletimizi yok olmuş tanıttırıyor. Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır. Milletin hal ve vaziyetini göz önünde tutmak ve haklarının sesini cihana işittirmek için her türlü tesir ve denetimden uzak bir milli heyetin varlığı elzemdir. Bunun için haberleşerek her taraftan gelen teklif ve milli arzu üzerine Anadolu'nun her bakımdan en emin mahalli olan Sivas'ta milli bir kongrenin süratle toplanması kararlaştırılmıştır.

 • MAYIS 2002, Sayı : 45

Mustafa Kemal "ATATÜRK" diyor ki:

Valilere ve Bağımsız Mutasarrıflara*
(28 Mayıs 1919)

Trabzon, Sivas, Erzurum, Van, Diyarbekir, Bitlis, Mamuretülaziz,
Ankara, Kastamonu Vilayetlerine;
Canik, Erzincan, Kayseri Bağımsız Mutasarrıflıklarına.
İzmir'in ve maalesef bunu takip eden Manisa'nın işgali, gelecekteki tehlikeyi daha açık göstermiştir. Ülke bütünlüğümüzün korunması için milli gösterilerimizin daha canlı olarak yapılması ve sürdürülmesi lazımdır. Hayatımızı ve milli bağımsızlığımızı yaralayan işgal ve ilhak gibi hadiseler bütün milletin içini kan ağlatmaktadır. Üzüntüler zapt edilemiyor; sindirilemez ve tahammül edilemez bu ahvalin derhal yok edilip giderilmesini bütün medeni milletlerle büyük devletlerin adil ve tesirinden sabırsızlıkla beklemek zemininde..."

 • NİSAN 2002, Sayı : 44

Mustafa Kemal "ATATÜRK" diyor ki:

Efendiler;
"...Ulus ancak milli egemenliğini eline alarak, kurduğu yeni devlet ve yeni biçimdeki yönetim sayesinde, kendi hayatını ve ülkenin korunması için gerekli olan şartları ve çok büyük olan bu zaferi sağlamıştır. Fakat, bugüne kadar kazanılmış olan önemli konuları korumak ve gelecekle ilgili yükselme ve ilerleme ümitlerinin güvenlik içinde tutulmasını sağlamak için, ilk önce milli egemenliğimizin, her türlü tehlikeden korunmuş olarak, milletimizin vicdanında, kalbinde ve bütün moralinde, sonsuza dek kalacak biçimde yerleştiğini görmek ve anlamak gereklidir. Bence millet bu gerçek durumu bütün kapsamıyla anlamıştır."

 • MART 2002, Sayı : 43

Mustafa Kemal "ATATÜRK" diyor ki:

İngiliz Muhipler Cemiyeti (*)
"İstanbul'da çeşitli amaçlarla gizli ve açık olmak üzere de, bir takım parti ya da dernek altında kuruluşlar vardır.
İstanbul'da önemli sayılacak kuruluşlardan biri İngiliz Muhipler Cemiyeti idi. Bu addan İngilizleri sevenlerin kurdukları bir dernek olduğu anlaşılmasın! Bence bu derneği kuranlar, kendilerini ve kişisel çıkarlarını sevenler ve kendi varlıklarıyla çıkarlarının dokunulmazlık çaresini Lloyt Corc (Lloyd George) hükümeti aracılığıyla İngiliz desteğini sağlamakta arayanlardır...

 • ŞUBAT 2002, Sayı : 42

Mustafa Kemal "ATATÜRK" diyor ki:

GENELGE, Erzurum 22.08.1919
Belge : 1 (*)

Elde edilen pek güvenilire bilgilere göre, İstanbul Rum Patrikhanesinde Mavri Mira adında bir kurul olmuştur...Elde edilen pek güvenilire bilgilere göre, İstanbul Rum Patrikhanesinde Mavri Mira adında bir kurul olmuştur... Elde edilen pek güvenilire bilgilere göre, İstanbul Rum Patrikhanesinde Mavri Mira adında bir kurul olmuştur...

 • OCAK 2002, Sayı : 41


HAZIRLANMAKTADIR...

 • ARALIK 2001, Sayı : 40

Mustafa Kemal "ATATÜRK" diyor ki:

"...Hükümetlerin davranışları ve eylemleridir ki, ulusumuzun, geçmişini unutmuş, ulusçuluğun ve özel uygarlıkların bağışladığı haklardan habersiz, kansız, uyuşuk bir ulus olarak tanınmasına yol açmıştı."

"...Ulusumuzun kendini bu yolda anlamaya olanak vermesinde pek büyük bir suçu vardı. Ulusumuzun o suçu, Baylar, merkez hükümetin işleri ile Avrupa'nın namusuna aşırı güven göstermiş olmasıdır. İşte bu suçtan dolayı kendi değerini, niteliğini, erdemlerini unutturmak kertesine düşmüştür."

 • KASIM 2001, Sayı : 39

Mustafa Kemal "ATATÜRK" diyor ki:

"İRADE ve hakimiyetten tecerrüde rıza gösteren bir milletin akibeti elbette felakettir, elbette musibettir.
İRADE ve egemenlikten vazgeçmeye razı bir ulusun sonu elbette felakettir, elbette kötülüktür..."
M. Kemal ATATÜRK

 • EKİM 2001, Sayı : 38


Mustafa Kemal, Cumhuriyet'e Karşı Olanlar İçin Diyor ki

Baylar, yüzyıllardan beri Doğuda kıyın ve haksızlık görmüş olan ulusumuz, Türk ulusu, soydan gelme niteliklerinden yoksun sayılıyordu.
Son yıllarda ulusumuzun eylemli olarak gösterdiği yetenek, eğilim ve anlayış; kendisi için kötü sanıda bulunanları ne denli aymaz ve ne denli irdelemeden uzak, görünüşe önem veren kimseler olduğunu pek güzel tanıtladı. Ulusumuz, kendisinde bulunan nitelikleri ve değeri, hükümetin yeni adıyla, uygarlık dünyasında çok daha kolay gösterebilecektir. Türkiye Cumhuriyeti, dünyadaki yerine yaraşır olduğunu, başaracağı işlerle tanıtlayacaktır...

 • EYLÜL 2001, Sayı : 37

Mustafa Kemal "ATATÜRK" diyor ki:

BÜYÜK VE ASİL TÜRK MİLLETİ!*
Ordularımız 9 Eylül 1338 (1922) sabahı İzmirimizi ve yine 9 Eylül 1339 (1922) akşamı Bursamızı muzafferen kurtardılar. Akdeniz askerlerimizin zafer terâneleriyle dalgalanıyor. Aysa İmparatorluğu'na yeltenen küstah bir düşmanın muharebe meydanlarına gelmek cesaretinde bulunan ordu kumandanlarıyla kumanda heyetleri günlerden beri Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti'nin savaş esiri bulunuyorlar.
 • AĞUSTOS 2001, Sayı : 36

Mustafa Kemal "ATATÜRK" diyor ki:

“Zaferleri ve mazisi insanlık tarihi ile başlayan her zaman zafele beraber medeniyet nurlarını taşıyan kahraman Türk ordusu!

Memleketini, en buhranlı ve müşkül anlarda zulümden, felâket ve musibetlerden ve düşman istilâsından nasıl korumuş ve kurtarmışsan; Cumhuryieti’in bugünkü feyizli(1) devrinde de askerlik tekniğinin bütün modern silah ve vasıtaları ile mücehhez olduğun halde, vazifeni aynı bağlılıkla yapacağına hiç şüphem yoktur...

 • TEMMUZ 2001, Sayı : 35

Mustafa Kemal "ATATÜRK" diyor ki:

Kahraman milletimin, kahraman ğinsanlarına sesleniyorum.

Sen : Cephede gözünü kırpmadan düşmanın kurşunlarına kahramanca göğüs geren kardeşim.

Sen : Günlerce gecelerce uyumadan, çiçek bahçesine girer gibi ateş hattına giren kardeşlerimin yaralarını saran fedakar hemşerim.

 • Haziran 2001, Sayı : 34

Mustafa Kemal Diyor Ki!

Türkiye Büyük Millet Meclisi I'ncı
Dönem 3.ncü Yasama Yılı Açış konuşmaları"
Efendiler,
Ulus ancak milli egemenliğini eline alarak, kurduğu yeni devlet ve yeni biçimdeki yönetim sayesinde, kendi hayatını ve ülkenin korunması için gerekli olan şartları ve büyük olan bu zaferi sağlamıştır. Fakat, bu güne kadar kazanılmış olan önemli konuları korumak ve gelecekle ilgili yükselme ilerleme ümitlerinin güvenlik içinde tutulmasını sağlamak için, ilk önce milli egemenliğimizin her türlü tehlikeden korunmuş olarak, milletimizin vicdanında, kalbinde ve bütün moralinde, sonsuza dek kalacak biçimde yerleştiğini görmek ve anlamak gereklidir. Bence millet bu gerçek durumu bütün kapsamı ile anlamıştır. (Hiç şüphesiz sesleri)

 • Mayıs 2001, Sayı : 33

Ey Türk Gençliği!

"Birinci Vazifen; Türk İstiklalini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni, bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici, bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklal ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkan ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahüe edebilir..."

 • Mart - Nisan 2001, Sayı : 32

Mustafa Kemal Diyor ki!

"4 Nisan 1920 Tarihli Meclis konuşmasında"
- Milli vicdanın büyük iradesine bağlı olarak, Milleti Bağımsız ve Vatanımızı düşmanlardan arınmış görünceye kadar Andıyla, 16 Mayıs 1919 günü İstanbul'dan ayrıldım. Samsun'da işe başladım. İlk düşüncem, ülkemizde güvenliği kendi güvenliği kendi olanaklarımızla gerçekleştirebileceğimiz inancı oldu.

- Aslında doğuda ve batıda, hemen ülkemizin her yanında millet ve vatan Haklarını korumak ve kollamak için dernekler kurulmuştu. Bu dernekler, düşmanların esaret boyunduruğuna girmemek amacıyla milli vicdanın azim ve iradesinden doğmuş kuruluşlardı..."

 

 
 | Gündem / Haber | Tarihçe | Yazarlar | Arşiv | Resim Galerisi | MP3 Bölümü |
 | Görüş ve Öneriler
| Abonelik | Künye | Bağlantılar |Vakıf | Ulaşım |