|

MUSTAFA KEMAL
“ATATÜRK” DİYOR Kİ:
“Bizim
milletimizin kuvvetli iki şeyi vardır: Dili ve
dini… Hiçbir kuvvet, hiçbir etki, hiçbir baskı
ve zorlama, milletimizin bu iki faziletini kalp
ve vicdanından söküp alamamıştır ve alamaz.”
“Türk milletinin
dili, Türkçe’dir.
Türk dili dünyada en güzel, en
zengin ve en kolay olabilecek bir dildir. Onun
için her Türk, dilini çok sever ve onu
yükseltmek için çalışır...
Devamını
okumak için tıklayınız...
|
|
“…YA HER YERDE,
YA DA HİÇBİR YERDEDİR…”
Başlıktaki sözcükler, Genelkurmay İkinci
Başkanı Orgeneral Sayın İlker Başbuğ’a aittir.
Genelkurmay Başkanlığınca, 27-28 Mayıs
tarihlerinde düzenlenen “Türkiye, NATO ve
Avrupa Birliği Perspektifinden Kriz Bölgelerinin
İncelenmesi ve Türkiye’nin Güvenliğine Etkileri”
konulu uluslararası sempozyumu açış konuşması
sırasında söylenmiştir. Cümle tamı tamamına
şöyledir:
Mahmut YILBAŞ'ın yazısını okumak için tıklayınız...
|
'...Gâzi’nin, ‘Elim Tecrübeler'den, Çıkardığı
'Ders' ...'
Bilmez değilsiniz ya, 'Sistem', çıkarı için
'demokrasi'yi kullanıyor; yani,
'ortalama yurttaşı' önce 'öteki dünyayı'
(ahret'i) düşünmeye kaydırırsa; yaşadığı
dünyayı ihmal edebileceğini; o zaman da
eğitim/öğretim yoluyla, pekala
yönlendirebileceğini keşfetti: 'bilgi
toplumu'nda 'dindarlığın' gözde
olması da, bundan; media'ların 'egemenliği'
de bundan! Kilise yurttaşın aklını çeliyor;
media ve eğitim onu, toplumsal/sınıfsal ve
ekonomik çıkarlarını savunmaya değil;
Attilâ İLHAN'ın yazısını okumak için tıklayınız...
|
|
BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ VE TÜRKİYE
1.
GENEL DEĞERLENDİRME
Bugün dünya bir değişim ve kaos içinde
bulunmaktadır. Bu değişim ve kaosun nereye kadar
gideceğini ve insanlığa ne zararlar vereceğini
bugünden kestirmek çok zordur.
Bilinen bir şey vardır. Değişim batıdan doğuya
doğru olmaktadır. Yani değişimi batı
yönlendirmektedir, dayatmaktadır.
(E) Orgeneral Necati ÖZGEN'in yazısını okumak için tıklayınız.
|
Kafesteki Cumhuriyet ve Kemalizm
Atatürkçü düşüncenin (veya Kemalizm) içini
doldurmaz boş bırakırsak, işte o zaman Kemalizm
ve Cumhuriyete ihanet etmiş oluruz.
Biz laikiz, biz Cumhuriyetçiyiz, biz halkçıyız,
biz ulusalcıyız demek yetmez. 21. yüzyılın
başındaki Türkiye için bu ifadelerin içini
işlemek, somuta indirgemek, boş çuval gibi
bırakmamak gerekir. Boş çuval gibi bıraktığımız
zaman birileri alır o boş çuvalı bizim kafamıza Süleymaniye'de olduğu gibi geçiriverir.
Erol MANİSALI'nın yazısını okumak için
tıklayınız..
|