Eylül 2003  Sayı: 61 "Ülkenin             bütünlüğü ve ulusun bağımzızlığı kaygı vericidir... Ulusun bağımsızlığı             yine ulusun çaba ve kararlılığı ile kurtarılacaktır."  | Anasayfa |
      Gündem
      Okuyucu Köşesi
      Duyurular
      Tarihçe
      Yazarlar
      Arşiv
      Resim Galerisi
      MP3 Bölümü
      Görüş ve Öneriler
      Abonelik
      Künye
      Bağlantılar
      Vakıf
      Ulaşım

 

   EYLÜL 2003  

HUKUK MU, YOKSA SİYASET Mİ KAZANACAK?...

MÜDAFAA-İ  HUKUK

3 Kasım milletvekili genel seçimleri ile sonradan yapılan Siirt kısmi milletvekili seçimlerinde seçim hukukuna tam uygunluk sağlanamadığından, seçim üzerindeki gölge bir türlü kalkmamaktadır. Seçim sırasında hukuka tam riayet edilmediğinden iktidarın, tabii ki meclisin hukuki yapısı tartışmalı hale gelmektedir. Bu tartışmaya son verebilmek için DEHAP konusunda yargının önünde bulunan dosya, herkes için son fırsattır. Aşağı da sıralanan gerekçeler nedeniyle yargının hukuka uygun şekilde hareket edeceği halkın beklentisidir. Bu gerçekleşmez ise, işte o zaman tüm hukuksal dengeler altüst olacak, kaos ortaya çıkacaktır. Çünkü aşağıda sıralanmış bulunan seçim hukukunun temel ilkeleri yok sayılacak, zaten sadece sandığa dayalı hale getirilmiş olan demokrasimiz bu defa da hepten yok duruma düşmüş olacaktır.

1. 298 sayılı seçimlerin temel hükümleri ve seçmen hükümleri hakkındaki kanunun 14.maddesinin 11. fıkrasında, siyasi partilerin milletvekili genel ve ara seçimlerine ve belediye başkanlığı ile belediye meclisi, il genel meclisi üyelikleri genel ve ara seçimlerine katılabilmeleri için  illerin en az yarısında, oy verme gününden en az altı ay evvel teşkilat kurmuş ve büyük kongrelerini yapmış olmalarının veya Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gruplarının bulunmasının zorunlu olduğu vurgulandıktan sonra, bir ilde teşkilatlanmanın, merkez ilçe dahil o ilin ilçelerinin en az üçte birinde teşkilat kurmayı gerektirdiği belirtilmiştir.

2. 2820 sayılı siyasi partiler kanunun 20. Maddesinin 1. Fıkrasında da, bir ilçede teşkilatlanmanın, ilçe sınırları içindeki beldelerin en az yarısında teşkilat kurmayı gerektirdiği, belde sayısı üç veya daha az ise, beldenin sadece birinde teşkilat kurulmuş olmasının yeterli olduğu öngörülmüştür. Anılan kanunun 36. Maddesi bu hususu bir kere daha tekrarlamıştır.

3. Bu durum muvacehesinde; DEHAP’ın 03 Kasım 2002 milletvekili genel seçimlerine girebilmesi için oy verme gününden altı ay öncesi olan 03 Mayıs 2002 günü yasada öngörüldüğü şekilde en az 41 ilde ve bu illerin merkez ilçeleri dahil ilçelerinin en az üçte birinde teşkilatlanması gerekirdi.

4. Yüksek Seçim Kurulu’nun 22 Ocak 2003 tarihli resmi gazetede yayınlanan 18.01.2003 gün ve 49 sayılı, 23 Mart 2003 günü yapılan Çorum seçimleriyle ilgili kararında DEHAP, Çorum seçimlerinin oy verme günü olan 23 Mart 2003 gününden altı ay öncesi olan 23 Eylül 2002 tarihinde dahi yasanın öngördüğü koşullarda teşkilatlanmamış ve seçime katılacak siyasi partiler arasında sayılmamıştır.

5. Yine, Yüksek Seçim Kurulu’nun 02 Mayıs 2003 tarihli resmi gazetede yayınlanan 19.04.2003 gün ve 310 sayılı seçmen kütükleriyle ilgili kararında seçmen kütüklerini alabilecek siyasi partilerin 01 0cak 2003 tarihinden altı ay önce yasanın öngördüğü şekilde teşkilatlanan (yani seçimlere katılabilecek nitelikte olan) partiler olduğu, DEHAP’ın bu nitelikleri taşımadığı yani 01 Temmuz 2002 tarihinde dahi teşkilatlanmadığı bu sebeple seçmen kütüklerini alamayacağı görülmektedir.

6. DYP 03 Kasım 2002 milletvekili genel seçimlerinde “3.008.942” oy almıştı. DEHAP’ın oylarının da dahil olduğu geçerli oyların toplamı “31.528.783” olarak tespit edilmiştir. Oysa  DEHAP’ın aldığı “1.960.660” oy geçerli oy hesabında dikkate alınmamalıdır. Bu durumda hesaplanan “31.528.783” geçerli oy’dan DEHAP’ın aldığı “1.960.660” oy tenzil edildiğinde “29.568.123” geçerli oy kalacak ve DYP’nin aldığı “3.008.942” oy geçerli olarak hesaplanan “29.568.123” oy’a oranlandığında  baraj aşılmış olacak DYP’nin oy oranı %10.2 olacaktır.

7. 03 Kasım 2002 seçimlerinden hemen iki gün sonra, yani 05 Kasım 2002 tarihinde yukarıda 1. Madde de açıklanan sebeplerle DEHAP’ın oylarının geçerli oy hesabında dikkate alınmaması (hesaba katılmaması) yönündeki DYP itirazına yüksek seçim kurulunca 06 Kasım 2002 gün ve 873 sayılı kararla “…kurulumuza gönderilen bilgi ve belgelerden DEHAP’ın seçime girecek yeterli teşkilatı olmadığının saptanamaması; kurulumuzca  adı geçen siyasi partinin seçime girebileceğine ilişkin kesin nitelikteki kararının kaldırılmasını gerektirecek hukuken  geçerli somut bilgi ve belgelerin bulunamaması karşısında…” ibaresiyle red cevabı verilmiştir.

8. Yine bilindiği üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı basında yer alan yazıları  ihbarı nitelikte kabul edip, 81 il’in il seçim kurulu başkanlıkları ile il valilikleri ve Ankara emniyet müdürlüğüyle yaptığı yazışma sonunda;

“…DEHAP’ın seçimlere katılabilmek için yasanın öngördüğü koşulları 03 Kasım 2002 günü dahi yerine getirmediği kamu güvenine karsı cürüm işlediği gerçeğe aykırı belgelerle teşkilat kurulmuş gibi gösterme suçu işledikleri, ibraz ettikleri yalan belgeler sebebiyle yüksek seçim kurulunca DEHAP’ın seçimlere girme hakkı ilan edilerek hukuki bir sonuç doğumuna yol açtıkları, siyasi bir partinin teşkilat sicili ile konu olacak ve resmileşerek icabında siyasi bir partiye teşkilatlarıyla birlikte ülke yönetiminde seçilme ve iktidar olabilme hakkını sağlayacak belge düzenledikleri ve bu suçu işleme kararı altında ayrı ayrı zamanlarda teselsül ederek isledikleri v.s…” gerekçeleriyle DEHAP yöneticileri hakkında suç duyurusunda bulunmuş ve adı geçen parti yöneticileri hakkında Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde TCK.nun 342/1,80 maddesine göre cezalandırılmaları istemiyle dava açılmış ve ilgililer anılan mahkemenin 2003\00176 gerekçeli kararıyla cezalandırılmışlardır.

Gerekçeli kararda; “…gerçekte seçimlere katılma hak ve yeterliliği bulunmayan DEHAP hakkında seçimlere girme hakkı ilan edilmiş ve böylece seçim sonuçları üzerinde etkili olmuş, doğan bu hukuki sonuç zararlı neticeler vermiştir.” denilmektedir.

 

EKLER:

 

Yüksek Seçim Kurulunun Bazı İlke

Kararları:

YSK İlke Kararı : 1354

• …seçimlerle ilgili yasalarımızda, siyasi partilerin yasanın öngördüğü şartlara riayet etmemelerinden ötürü #seçime katılma hakkını kaybetmiş olacakları ve dolayısıyle bu hallerde siyasi partilere verilmiş oyların hesaba katılmayacağı” açıkça belirtilmiştir.

• İtiraz üzerine, çeşitli sebepler yüzünden seçimlerin iptaline, oyların geçersiz sayılmasına veya bir partiye verilen oyların hesaba katılmamasına karar verilmesi gereken hallerde kazananların tutanaklarının dahi kendiliğinden hükümsüz olması kanunen zorunlu bir sonuç olduğundan bu gibi itirazların incelenmesi sırasında, tutanakları hükümsüz sayılanlara, sadece kişisel yetersizlikler sebebiyle tutanaklarına itiraz edilenlere tanınmış bulunan savunmada bulunma usulünün uygulanmasına kanunen imkan bulunmamaktadır.

• Bir siyasi partinin oylarının hesaba katılmamasına karar verildiği takdirde hesaba katılmayan oylar dışındaki seçime katılan diğer siyasi partilerle bağımsız adayların aldıkları oy miktarlarına göre asıl ve yedek üyelikler yerine göre ilgili il veya ilçe seçim kurullarınca yeniden tahsis olunur ve bu işlem sonunda kazananlara tutanakları bu seçim kurullarınca düzenlenerek verilir.denilmektedir.

YSK İlke Kararı : 2159

“ Yüksek Seçim Kurulu kararları kesindir bu kararlarda varılan hukuki sonuçların yeniden tartışılması mümkün değildir. Ancak; kurulumuzun süregelen içtihatları ile maddi hatalar bundan ayrık tutulmuştur.”

YSK İlke Kararı : 2535

Maddi hataya dayalı olduğu bilahare anlaşılan Yüksek Seçim Kurulu kararı her zaman kaldırılabilir.”

YSK İlke Kararı : 2173

“ Kanunsuzluk-tam kanunsuzluk halleri; iddia ve itirazların süresine bakılmaksızın ve seçimlerin kesinleşmesinden sonra dahi T.C. Anayasası’nın verdiği görev sebebiyle Yüksek Seçim Kurulu’nca her zaman ele alınıp karara bağlanabilir.”

YSK İlke Kararı : 1582

“ Hukuken yok sayılması gereken bir işlemin yapıldığını YSK öğrendiği taktirde; itiraz sürelerinin geçmiş olup olmadığına veya itirazın belgelere dayanıp dayanmadığına bakılmaksızın itirazı inceleyerek bir karara bağlaması gerekir.”

Sonuç Olarak;

5 Kasım 2002 tarihli, süresinde yapılmış DYP itirazının red gerekçesini ortadan kaldıran Ankara 2.Ağır Ceza Mahkeme’sinin kararı ve yukarıda arz edilen Yüksek Seçim Kurulu kararları da dikkate alınarak; 03 Kasım 2002 seçimlerinde: hesaplanan “31.528.783” geçerli oy’dan  DEHAP’ın aldığı “1.960.660” oy tenzil edildiğinde geçerli oy toplamı “29.568.123” olacaktır. Bu takdirde; DYP’nin aldığı “3.008.942” oy “29.568.123” geçerli oy’a oranlandığında, baraj aşılmış olacak, DYP’nin oy oranı % 10.2 olacaktır. Ve DYP TBMM’de 66 milletvekili ile temsil edilecektir. Bu durumda AKP’den 40, CHP’den 25 civarında milletvekili ile 1 bağımsız milletvekili yerine DYP’den 66 milletvekili seçilmekle TBMM’de 3 parti temsil edilmiş olacaktır.

Bu durum ülke istikrarını bozmayacak, aksine TBMM’de temsil açısından meşruiyeti olumlu yönde etkileyecektir. Burada önemle dikkate alınması gereken şu iki husus vardır:

1. DEHAP barajı aşmış olsa, TBMM’de temsil edilmiş olsaydı, bu karar neticesinde; DEHAP’tan seçilen milletvekillerinin mazbataları iptal edilecekti.

2. DEHAP % 7 oy almış olsa, bunun neticesi hazineden yardım alsaydı, alınan yardım iptal edilecek ve ödenen miktar geri alınacaktı.


Abonelik için tıklayınız.

- Geri -

 
 | Gündem / Haber | Tarihçe | Yazarlar | Arşiv | Resim Galerisi | MP3 Bölümü |
 | Görüş ve Öneriler
| Abonelik | Künye | Bağlantılar |Vakıf | Ulaşım |