|
HUKUK MU, YOKSA SİYASET Mİ KAZANACAK?...
MÜDAFAA-İ HUKUK
3 Kasım milletvekili genel seçimleri ile
sonradan yapılan Siirt kısmi milletvekili
seçimlerinde seçim hukukuna tam uygunluk
sağlanamadığından, seçim üzerindeki gölge bir
türlü kalkmamaktadır. Seçim sırasında hukuka tam
riayet edilmediğinden iktidarın, tabii ki
meclisin hukuki yapısı tartışmalı hale
gelmektedir. Bu tartışmaya son verebilmek için
DEHAP konusunda yargının önünde bulunan dosya,
herkes için son fırsattır. Aşağı da sıralanan
gerekçeler nedeniyle yargının hukuka uygun
şekilde hareket edeceği halkın beklentisidir. Bu
gerçekleşmez ise, işte o zaman tüm hukuksal
dengeler altüst olacak, kaos ortaya çıkacaktır.
Çünkü aşağıda sıralanmış bulunan seçim hukukunun
temel ilkeleri yok sayılacak, zaten sadece
sandığa dayalı hale getirilmiş olan demokrasimiz
bu defa da hepten yok duruma düşmüş olacaktır.
1. 298 sayılı seçimlerin temel hükümleri ve
seçmen hükümleri hakkındaki kanunun
14.maddesinin 11. fıkrasında, siyasi partilerin
milletvekili genel ve ara seçimlerine ve
belediye başkanlığı ile belediye meclisi, il
genel meclisi üyelikleri genel ve ara
seçimlerine katılabilmeleri için illerin en az
yarısında, oy verme gününden en az altı ay evvel
teşkilat kurmuş ve büyük kongrelerini yapmış
olmalarının veya Türkiye Büyük Millet
Meclisi’nde gruplarının bulunmasının zorunlu
olduğu vurgulandıktan sonra, bir ilde
teşkilatlanmanın, merkez ilçe dahil o ilin
ilçelerinin en az üçte birinde teşkilat kurmayı
gerektirdiği belirtilmiştir.
2. 2820 sayılı siyasi partiler kanunun 20.
Maddesinin 1. Fıkrasında da, bir ilçede
teşkilatlanmanın, ilçe sınırları içindeki
beldelerin en az yarısında teşkilat kurmayı
gerektirdiği, belde sayısı üç veya daha az ise,
beldenin sadece birinde teşkilat kurulmuş
olmasının yeterli olduğu öngörülmüştür. Anılan
kanunun 36. Maddesi bu hususu bir kere daha
tekrarlamıştır.
3. Bu durum muvacehesinde; DEHAP’ın 03 Kasım
2002 milletvekili genel seçimlerine girebilmesi
için oy verme gününden altı ay öncesi olan 03
Mayıs 2002 günü yasada öngörüldüğü şekilde en az
41 ilde ve bu illerin merkez ilçeleri dahil
ilçelerinin en az üçte birinde teşkilatlanması
gerekirdi.
4. Yüksek Seçim Kurulu’nun 22 Ocak 2003 tarihli
resmi gazetede yayınlanan 18.01.2003 gün ve 49
sayılı, 23 Mart 2003 günü yapılan Çorum
seçimleriyle ilgili kararında DEHAP, Çorum
seçimlerinin oy verme günü olan 23 Mart 2003
gününden altı ay öncesi olan 23 Eylül 2002
tarihinde dahi yasanın öngördüğü koşullarda
teşkilatlanmamış ve seçime katılacak siyasi
partiler arasında sayılmamıştır.
5. Yine, Yüksek Seçim Kurulu’nun 02 Mayıs 2003
tarihli resmi gazetede yayınlanan 19.04.2003 gün
ve 310 sayılı seçmen kütükleriyle ilgili
kararında seçmen kütüklerini alabilecek siyasi
partilerin 01 0cak 2003 tarihinden altı ay önce
yasanın öngördüğü şekilde teşkilatlanan (yani
seçimlere katılabilecek nitelikte olan) partiler
olduğu, DEHAP’ın bu nitelikleri taşımadığı yani
01 Temmuz 2002 tarihinde dahi teşkilatlanmadığı
bu sebeple seçmen kütüklerini alamayacağı
görülmektedir.
6. DYP 03 Kasım 2002 milletvekili genel
seçimlerinde “3.008.942” oy almıştı. DEHAP’ın
oylarının da dahil olduğu geçerli oyların
toplamı “31.528.783” olarak tespit edilmiştir.
Oysa DEHAP’ın aldığı “1.960.660” oy geçerli oy
hesabında dikkate alınmamalıdır. Bu durumda
hesaplanan “31.528.783” geçerli oy’dan DEHAP’ın
aldığı “1.960.660” oy tenzil edildiğinde
“29.568.123” geçerli oy kalacak ve DYP’nin
aldığı “3.008.942” oy geçerli olarak hesaplanan
“29.568.123” oy’a oranlandığında baraj aşılmış
olacak DYP’nin oy oranı %10.2 olacaktır.
7. 03 Kasım 2002 seçimlerinden hemen iki gün
sonra, yani 05 Kasım 2002 tarihinde yukarıda 1.
Madde de açıklanan sebeplerle DEHAP’ın oylarının
geçerli oy hesabında dikkate alınmaması (hesaba
katılmaması) yönündeki DYP itirazına yüksek
seçim kurulunca 06 Kasım 2002 gün ve 873 sayılı
kararla “…kurulumuza gönderilen bilgi ve
belgelerden DEHAP’ın seçime girecek yeterli
teşkilatı olmadığının saptanamaması;
kurulumuzca adı geçen siyasi partinin seçime
girebileceğine ilişkin kesin nitelikteki
kararının kaldırılmasını gerektirecek hukuken
geçerli somut bilgi ve belgelerin bulunamaması
karşısında…” ibaresiyle red cevabı verilmiştir.
8. Yine bilindiği üzere, Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı basında yer alan yazıları ihbarı
nitelikte kabul edip, 81 il’in il seçim kurulu
başkanlıkları ile il valilikleri ve Ankara
emniyet müdürlüğüyle yaptığı yazışma sonunda;
“…DEHAP’ın seçimlere katılabilmek için yasanın
öngördüğü koşulları 03 Kasım 2002 günü dahi
yerine getirmediği kamu güvenine karsı cürüm
işlediği gerçeğe aykırı belgelerle teşkilat
kurulmuş gibi gösterme suçu işledikleri, ibraz
ettikleri yalan belgeler sebebiyle yüksek seçim
kurulunca DEHAP’ın seçimlere girme hakkı ilan
edilerek hukuki bir sonuç doğumuna yol
açtıkları, siyasi bir partinin teşkilat sicili
ile konu olacak ve resmileşerek icabında siyasi
bir partiye teşkilatlarıyla birlikte ülke
yönetiminde seçilme ve iktidar olabilme hakkını
sağlayacak belge düzenledikleri ve bu suçu
işleme kararı altında ayrı ayrı zamanlarda
teselsül ederek isledikleri v.s…” gerekçeleriyle
DEHAP yöneticileri hakkında suç duyurusunda
bulunmuş ve adı geçen parti yöneticileri
hakkında Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde TCK.nun
342/1,80 maddesine göre cezalandırılmaları
istemiyle dava açılmış ve ilgililer anılan
mahkemenin 2003\00176 gerekçeli kararıyla
cezalandırılmışlardır.
Gerekçeli kararda; “…gerçekte seçimlere katılma
hak ve yeterliliği bulunmayan DEHAP hakkında
seçimlere girme hakkı ilan edilmiş ve böylece
seçim sonuçları üzerinde etkili olmuş, doğan bu
hukuki sonuç zararlı neticeler vermiştir.”
denilmektedir.
EKLER:
Yüksek Seçim Kurulunun Bazı İlke
Kararları:
YSK İlke Kararı : 1354
• …seçimlerle ilgili yasalarımızda, siyasi
partilerin yasanın öngördüğü şartlara riayet
etmemelerinden ötürü #seçime katılma hakkını
kaybetmiş olacakları ve dolayısıyle bu hallerde
siyasi partilere verilmiş oyların hesaba
katılmayacağı” açıkça belirtilmiştir.
• İtiraz üzerine, çeşitli sebepler yüzünden
seçimlerin iptaline, oyların geçersiz
sayılmasına veya bir partiye verilen oyların
hesaba katılmamasına karar verilmesi gereken
hallerde kazananların tutanaklarının dahi
kendiliğinden hükümsüz olması kanunen zorunlu
bir sonuç olduğundan bu gibi itirazların
incelenmesi sırasında, tutanakları hükümsüz
sayılanlara, sadece kişisel yetersizlikler
sebebiyle tutanaklarına itiraz edilenlere
tanınmış bulunan savunmada bulunma usulünün
uygulanmasına kanunen imkan bulunmamaktadır.
• Bir siyasi partinin oylarının hesaba
katılmamasına karar verildiği takdirde hesaba
katılmayan oylar dışındaki seçime katılan diğer
siyasi partilerle bağımsız adayların aldıkları
oy miktarlarına göre asıl ve yedek üyelikler
yerine göre ilgili il veya ilçe seçim
kurullarınca yeniden tahsis olunur ve bu işlem
sonunda kazananlara tutanakları bu seçim
kurullarınca düzenlenerek verilir.denilmektedir.
YSK İlke Kararı : 2159
“ Yüksek Seçim Kurulu kararları kesindir bu
kararlarda varılan hukuki sonuçların yeniden
tartışılması mümkün değildir. Ancak; kurulumuzun
süregelen içtihatları ile maddi hatalar bundan
ayrık tutulmuştur.”
YSK İlke Kararı : 2535
Maddi hataya dayalı olduğu bilahare anlaşılan
Yüksek Seçim Kurulu kararı her zaman
kaldırılabilir.”
YSK İlke Kararı : 2173
“ Kanunsuzluk-tam kanunsuzluk halleri; iddia ve
itirazların süresine bakılmaksızın ve seçimlerin
kesinleşmesinden sonra dahi T.C. Anayasası’nın
verdiği görev sebebiyle Yüksek Seçim Kurulu’nca
her zaman ele alınıp karara bağlanabilir.”
YSK İlke Kararı : 1582
“ Hukuken yok sayılması gereken bir işlemin
yapıldığını YSK öğrendiği taktirde; itiraz
sürelerinin geçmiş olup olmadığına veya itirazın
belgelere dayanıp dayanmadığına bakılmaksızın
itirazı inceleyerek bir karara bağlaması
gerekir.”
Sonuç Olarak;
5 Kasım 2002 tarihli, süresinde yapılmış DYP
itirazının red gerekçesini ortadan kaldıran
Ankara 2.Ağır Ceza Mahkeme’sinin kararı ve
yukarıda arz edilen Yüksek Seçim Kurulu
kararları da dikkate alınarak; 03 Kasım 2002
seçimlerinde: hesaplanan “31.528.783” geçerli
oy’dan DEHAP’ın aldığı “1.960.660” oy tenzil
edildiğinde geçerli oy toplamı “29.568.123”
olacaktır. Bu takdirde; DYP’nin aldığı
“3.008.942” oy “29.568.123” geçerli oy’a
oranlandığında, baraj aşılmış olacak, DYP’nin oy
oranı % 10.2 olacaktır. Ve DYP TBMM’de 66
milletvekili ile temsil edilecektir. Bu durumda
AKP’den 40, CHP’den 25 civarında milletvekili
ile 1 bağımsız milletvekili yerine DYP’den 66
milletvekili seçilmekle TBMM’de 3 parti temsil
edilmiş olacaktır.
Bu durum ülke istikrarını bozmayacak, aksine
TBMM’de temsil açısından meşruiyeti olumlu yönde
etkileyecektir. Burada önemle dikkate alınması
gereken şu iki husus vardır:
1. DEHAP barajı aşmış olsa, TBMM’de temsil
edilmiş olsaydı, bu karar neticesinde; DEHAP’tan
seçilen milletvekillerinin mazbataları iptal
edilecekti.
2. DEHAP % 7 oy almış olsa, bunun neticesi
hazineden yardım alsaydı, alınan yardım iptal
edilecek ve ödenen miktar geri alınacaktı.
Abonelik için tıklayınız.
- Geri - |