|
|
 |
|
EKİM 2004 |
|
 |
|
 |
 |
 |
|
Mustafa
Kemal "Atatürk" Diyor ki;
Efendiler,
"Hürriyet ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ben,
milletimin ve büyük atalarımın en değerli
miraslarından olan bağımsızlık aşkı ile yaratılış
bir adamım... Ben yaşayabilmek için bağımsız bir
milletin evladı kalmalıyım. Bu sebeple, milli
bağımsızlık, bence bir hayat meselesidir."
Devamını
okumak için tıklayınız...
|
|
|
BİR ARPA BOYU…
Az gittik, uz
gittik
Dere tepe düz
gittik;
Döndük baktık
ki;
Bir arpa boyu
yol gittik.
Nineler,
torunlarına masal anlatırken bu tekerleme ile
başlarlardı. Sonra da, “bir varmış, bir yokmuş,
evvel zaman içinde “ diyerek de, çokça da bir
peri masalı anlatırlardı. Konusu da yakışıklı
bir prense aşık olan bir peri kızı olurdu...
Mahmut YILBAŞ'ın yazısını okumak için tıklayınız...
|
“…
DOĞRUSU, ‘EVRENSEL’E, ‘ULUSAL’DAN GİTMEK!..”
'Eski
Tüfekler’ bilir, 'Özelleştir’' (auto/critique)
Komintern Solculuğu'nun, 'mütemmim
cüzü’ sayılırdı; adeta, candamarı! Stalin'in
'Moskova Davaları’yla tasfiye ettiği, Devrim
Politbürosu'nun ünlü Bolşevikleri (Zinovyef,
Kamenef, Radek, Bukharin, vd);
'ihanetlerini’ gözyaşartan 'özeleştiriler'le
kabul etmişlerdi. Sovyetler'in dilinden,
'özeleştiri' düşmez; sık sık hem de
acımasızca özeleştiri yapar ve yaptırırlar
ama; olması gerektiği gibi, yani diyalektik
gerçeği aydınlatmak için değildir bu; gittikçe
netleşip katılaşan 'bürokrasi oligarşisini'
daha da pekiştirmeyi öngörür; en reddedilemez
kanıtı, Moskova Davaları kurşuna
dizilmişlerinin, yıllar ve yıllar sonra,
'aklanmış olmaları' değil midir?
Atilla İlhan'ın yazısını okumak için tıklayınız...
|
|
|
PARİS - SAN
REMO - SEVR’DE
TÜRKİYE’Yİ
YOK ETME PLANLARI – II
Türk Görüşü
Türk
delegasyonu başkanı Damat Ferid Paşa'nın 17
Haziran 1919 'da yüksek konseye bir bildiri
okumasına izin verildi. Paşa, Türkiye'nin
savaştaki davranışlarını affettirmeye
çalışmayacağını söyleyerek Türkiye ile Wilson
prensiplerine uygun bir barış yapılmasında
ısrar etti. Trakya' da İstanbul ve Edirne'nin
emniyeti için İstanbul'un kuzey batısından
geçen bir sınır teklif etti. Asya tarafında
ise Türkiye, Kuzey Karadeniz'e kadar olan
toprakları, doğuda Dicle Nehri ve savaştan
önceki Türk-İran sınırına kadar olan yerleri
istiyordu....
Harry N. HOWARD'ın
yasızını
okumak için tıklayınız.
|
Türkiye-Avrupa İlişkilerinde
Doğrular Ve Yanlışlar
Türkiye'nin Avrupa
ile ilişkileri Cumhuriyet öncesinde de,
sonrasında da büyük bir yoğunluk içindedir.
Tarih ve coğrafyanın getirdiği bir sonuçtur bu.
Ancak Türkiye, Avrupa ile ilişkilerinde kendi
siyasal, ekonomik ve kültürel çıkarlarını ya da
yararlarını dengelemekte sürekli zaaf
göstermiştir ve halen de zaaf göstermektedir.
Prof. Dr. Erol MANİSALI'nın yazısını okumak için
tıklayınız...
|
|
|
|
|
|
|
Ekim 2004 sayımızdaki diğer konu başlıklarımız...
- Dünyanın
Demografik Yapısındaki Gelişmeler ve Ülkemizin
Durumu
Kudret ULUSOY
-
Unutkanlığın Böylesine
M. Güner DEMİRAY
- Kültür
Medeniyet Çelişkisi ve Atatükçülük
Hıdır DÜZKAYA
- Vatan
Turan TOK
- Ağustos
Hassasiyetleri
Mahmut YILBAŞ
|
|
 |
|
|
|