|

MUSTAFA KEMAL “ATATÜRK” DİYOR Kİ:
“Arkadaşlar! Bu Anadolu Zaferi tarih arasında, bir
millet tarafından tamamen benimsenen bir fikrin
ne kadar kadir ve ne kadar muhyi(1) bir kuvvet
olduğunun en güzel bir misali olarak, kalacaktır
(şiddetli alkışlar). Önümüze dikilen bütün mevanii(2)
birer, birer yıkıp aştıktan sonra bugün artık
Misak-ı Milli’nin çizdiği hudutlar dâhilinde,
mesut, müreffeh ve hür yaşamak için, her ne
lâzımsa, bunların hepsini istihsâl(3) edeceğiz
(alkışlar).
Devamını
okumak için tıklayınız...
|
|
YANLIŞDA, HÂLÂ ISRAR MI?
2002 yılı başında, yani Ocak ayında, bundan tam
20 ay önce, Dergimiz Müdafaa-i Hukuk’un
Gündem-Yorum’unun başlığı “Yanlış Hesap Dönmeli”
olmuştu. Bu ülkede sorumluluk mevkii’nde bulunup
da hala gönlünde vatan sevgisi taşıyan ve
yurduna karşı vicdan borcu duyanlara,
görevlerinin ne olduğunu çok az da olsa
hatırlatabilir umuduyla, bu yazıyı aşağıda
tekrar sunuyoruz.
Görüyoruz ki, aradan çok az zaman geçmiş ve her
şey bütün yönleriyle Anadolu’nun en ücra köyünde
yaşayan sade vatandaşımızın hafızasında bütün
canlılığı ile yaşarken, devlet sorumluluğu
taşıyanlar, sivil ve asker fark etmeksizin,
Irak’a asker gönderme konusunda yine yarışa
girdiler.
Mahmut YILBAŞ'ın yazısını okumak için tıklayınız... |
“ … BİLİN BAKALIM, KİM KONUŞUYOR?..”
(... yoksa yanlış mı hatırlıyorum?
Galiba, şöyle bir yerde kalmıştık: Belli bir
zaman ve belli bir toplumda; halkla aydın, ya da
işçiyle ‘solcu’ ve ‘ilerici’; yalnız çıkar
düzeyinde değil, kültür düzeyinde de bir ve
beraber olmadıkça; o toplumda, ‘i/ericiliğin’
-Sosyalizm’in de- dinamikleri işlemez, hatta
işlemez değil, işletilemez! Zaten bu yüzden de,
Emperyalizm, üçüncü ülkelerin aydınlarını, kendi
kültürüne ‘kaydırıp’ bu ‘aykırılığı’ sağlayarak;
o toplumlar üzerindeki denetimini pekiştirir.
Attila İLHAN'ın yazısını okumak için tıklayınız...
|
|
UMUT KAF DAĞI’NIN ARDINDA MI?
“Ankara’da, işin nereye varacağını herkes
biliyor, ancak kimse üstüne gitmiyor.
Görmezlikten, anlamazlıktan geliyorlar.
iktidardakiler, muhalefettekiler, bürokratlar
aynı havadalar. Türkiye’yi almayacaklarını
bildikleri halde oyunu sürdürüyorlar; oysa
Türkiye çökertiliyor.” Üst düzey bürokrat bir
dost, eski arkadaşım üzülerek bana içini
döküyor, bunlar onun sözleri.
- Bu bir çözülme mi?,
- Yoksa bazı
çevrelerin “Türkiye’yi çözme operasyonu
mu?”
Erol MANİSALI'nın yazısını
okumak için tıklayınız.
|
IMF, TANZİMAT FERMANI VE
TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE
Türkiye’nin geleceğini görebilmek ve tavrını
belirleyebilmesi için tarihi irdelemenin faydalı
olacağına inanmaktayım. Türkiye’nin geleceğinin
şekillenmesi bugünden alınacak tedbirlere bağlı
gözükmektedir. Yeni Dünya düzeninde -Bir adı da
globalleşme denilmekte- roller her gün değişmekte
ve yeni dengeler oluşmaktadır. Güçlü ülkeler,
kendi rollerini kendileri belirlerken diğer
ülkelere ise rolleri dikte ettirilmektedir.
Hatta gerek görülürse silahlı kuvvet
kullanımından geri kalınmamaktadır.
Alper ALKAN'ın'in yazısını okumak için tıklayınız...
|